KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
24 Ekim 2026 Cumartesi

Tsunami uyarısı

İşte Türk ve Fransız bilimadamlarının Marmara Denizi'ndeki fay hattıyla ilgili ulaştıkları bulgular..

Tsunami uyarısı
14 HAZİRAN 2007 PERŞEMBE 12:59
0
1274
0
AA aa
Türk ve Fransız bilim adamlarınca Le'Atalante gemisi ile 12 Mayısta Marmara Denizi'nde başlatılan ve Nautile denizaltısı ile deniz dibinde gerçekleştirilen incelemeler 12 Haziranda sonra erdi.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Fransızların Deniz Araştırma Merkezi IFREMER'e ait Le'Atalante araştırma gemisi ve Nautile denizaltısı ile Marmara Denizi dibinde yapılan araştırmalara ilişkin AA muhabirine bilgi veren İTÜ Maden Fakültesi Öğretim Üyesi ve Proje Araştırma Genel Koordinatörü Prof. Dr. Naci Görür, Marmara Denizi içerisindeki Kuzey Anadolu fayının kuzey kolu üzerindeki deprem beklentisi dolayısıyla, 1999 depreminden sonra Fransız bilim kuruluşlarıyla bir dizi araştırma başlatıldığını hatırlattı.

Görür, bu araştırmaların 2000, 2001, 2002 ve 2004 ve son olarak da 12 Mayıs-12 Haziran 2007 tarihleri arasında gerçekleştirildiğini anımsatarak, son araştırmada Nautile adlı insanlı denizaltısının kullanıldığını bildirdi.

Daha önceki araştırmalarda 1999 Gölcük Depremi'nden sonra, İzmit Körfezi ve Marmara Denizi'nde aktif faylar boyunca bazı akışkanların (su ve gaz) çıkışının olduğunun saptandığını ifade eden Görür, ''Gaz çıkışları fayların aktivitesi bakımından önemli. Fayın aktif olduğunun da belirtisidir'' dedi.

Naci Görür, gaz ve su çıkışlarının hacmindeki değişiklikler, bunların bileşiminde olan değişimlerin yaklaşmakta olan deprem hakkında önemli ipucları vereceğini, bu nedenle de Nautile denizaltısı ile bilim adamlarının denizin tabanına daldıklarını ve her dalışta en az 7 saat kalarak çeşitli çalışmalar gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Prof. Dr. Naci Görür, şu bilgileri verdi:

''Yaptığımız araştırmalar, bu gazların derinlerden geldiğini ortaya koydu. Bu gazlar yüzeyde bizim bataklık gazı olarak nitelediğimiz cinsten değil. Deniz tabanında organik maddenin bozulması sonucu meydana gelen gaz değil, deprem derinliklerindeki kırıklardan gelen gazlar. Dolayısıyla biz bunları daha önce insansız denizaltı ile tespit etmiştik, şimdi görerek tespit ettik.''

Görür, denizaltı ile yapılan dalışlarda, ''denizin tabanında akustik yöntemlerle akışkanların çıktığı yerlerin belirlendiğini ve haritalandığını, akışkan çıkış noktaları ile aktif faylar arasındaki ilişkinin açığa kavuşturulduğunu'' vurguladı.

DENİZ TABANINA KÜÇÜK SİSMOGRAFLAR YERLEŞTİRİLDİ

Çalışmalar sırasında akışkanların nitelik ve kökeninin araştırılması için örnek alındığını belirten Prof. Dr. Görür, akışkan çıkışlarının en iyi gözlendiği 3 istasyona ölçümler yapacak ve küçük depremleri belirleyecek sismografların (OBS) yerleştirildiğini de bildirdi.

Naci Görür, su çıkışları sebebiyle deniz tabanında faylar boyunca oluşan karbonat kabuklarının da incelendiğini ve örnekler alındığını ifade ederek, akışkan çıkışlarının deniz tabanındaki canlı yaşam üzerindeki etkilerinin incelendiğini ve daha önceki depremlerin çökel kayıtları kapsamında örnekler alındığını söyledi.

Görür, olası bir depremde deniz altı heyelanları oluşturabilecek ve tsunamiye neden olabilecek yerlerin de araştırıldığını dile getirdi.

Prof. Dr. Naci Görür, depremsellik açısından önem taşıyan gaz ve su çıkışlarının incelenebilmesi için Marmara Denizi tabanına bir denizaltı gözlem istasyonunun kurulması gerektiğini vurgulayarak, bunun için Türkiye'deki yetkililer ve AB fonlarından yararlanmak için başvurularda bulunduklarını ifade etti.

Çalışmalar sırasında Marmara Denizi'nin tabanına çok sayıda cihaz yerleştirildiğini anlatan Görür, bu cihazların 4 ay ile bir yıl arasında deniz dibinde kalacağını ve cihazların toplayacağı verilerin daha sonra değerlendirileceğini, çalışmaların sonuçlarının da dünya bilim kamuoyuna duyurulacağını bildirdi.

Prof. Dr. Görür, denizaltı gözlem istasyonunun belirli sayıda kurulmasının 4-5 milyon avroya mal olacak bir proje olduğunu belirterek, deneme istasyonunun ise 350-400 bin YTL'ye kurulabileceğini söyledi.

Naci Görür, araştırmanın olası bir deprem açısından önemine ilişkin şunları kaydetti:

''Sonuç olarak, Marmara'nın tabanında aktif fayların bütün özelliklerini inceliyoruz. Faylar boyunca sürekli gaz ve su çıkışları olduğu belirlendi ve haritalandı. Bunlar aktiviteyi gösteriyor. Faaliyeti gösteriyor. O nedenle de dikkat edilmesi gerekiyor. Eğer bir yerde deprem olmuş ve bitmiş olsa belirli bir zaman sonra akışkan çıkışı duruyor. O nedenle bu akışkan çıkışlarının ciddiye alınması gerekiyor. İzlenmesi ve incelenmesi gerekiyor.''

ARAŞTIRMANIN BULGULARI

Nautile denizaltısıyla Marmara Denizi'nde İTÜ Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Naci Görür, Prof. Dr. Celal Şengör ve Prof. Dr. Namık Çağatay ile araştırmanın Fransız Eş Başkanı Prof. Dr. Pierre Henry'nin gerçekleştirdiği çalışmalar sonucu elde edilen araştırmaya ilişkin yapılan yazılı açıklamada da, elde edilen bulgular şöyle sıralandı:

''Marmara tabanındaki aktif faylarla akışkan çıkışı (gaz ve su) arasında doğrudan bir ilişki vardır. Akışkan çıkışı fayın hareketliliğinin belirtisidir.

Marmara tabanında fay boyunca açığa çıkan gazların büyük ölçüde metan gazı olduğu anlaşılmıştır. Bu gaz ile birlikte bazı hidrokarbon emarelerinin bulunması söz konusu gazın yüzeysel olmayıp, derinlerden geldiğini ortaya koymuştur.

Akışkan çıkışlarının sürekli denetlenip izlenmesiyle Marmara bölgesini tehdit eden depremin gelişi ile ilgili önemli ipucları elde edilebilir.

Marmara Denizi'nin özellikle Çınarcık çukurluğunun kuzeyinde ve İzmit Körfezi'nin Marmara'ya açıldığı bölgelerdeki kıta yamaçları olası bir depremde heyelanlar oluşturmaya müsaittir. Bu kaymalar Marmara Denizi'nde tsunami olaylarına sebep olabilir.

Sonuç olarak, Marmara Denizi'nin tabanına sabit bir denizaltı gözlem istasyonunun kurulması ve faylar boyunca açığa çıkan gaz ve suların hacim ve kimyasal bileşimlerindeki değişimlerin sürekli izlenmesi ile beklenen Marmara depreminin gelişi ile ilgili önemli ipuclarının elde edilebileceği anlaşılmıştır.''



HABERTURK

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
23.10.2026
15:41
Bingöl balı için hedef büyüdü: Uluslararası pazarlarda daha fazla yer alacak
Bingöl balı için hedef büyüdü: Uluslararası pazarlarda daha fazla yer alacak
9. Bingöl Bal Yarışması ve Bal Şenliği'nde kentin bal potansiyeli, markalaşma ve üretim kalitesinin korunması gündeme geldi. Vali Cahit Çelik, Belediye Başkanı Erdal Arıkan ve protokol üyeleri Bingöl balının ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü yer edinmesi gerektiğini vurguladılar.
23.10.2026
15:18
Kızılay kan bağışı tırı Bingöl`de: 8 gün boyunca kan toplanacak
Kızılay kan bağışı tırı Bingöl'de: 8 gün boyunca kan toplanacak
Türk Kızılay'ın kan bağışı tırı, 24-31 Ekim tarihleri arasında Bingöl Türk Telekom İl Müdürlüğü önünde vatandaşlardan kan bağışı kabul edecek. Her gün 10.30-18.30 saatleri arasında hizmet verecek tır için Bingöllülere çağrı yapıldı.
23.10.2026
13:28
Bingöl`de 322 köy muhtarına bal üreticilerinden teşekkür
Bingöl'de 322 köy muhtarına bal üreticilerinden teşekkür
Bingöl Bal Üreticileri Birliği Başkanı Bilal Salcı, üretim sezonu boyunca köylerinde konaklayan arıcılara destek veren 322 köy muhtarına teşekkür ederek dayanışmanın Bingöl balının marka değerini güçlendirdiğini vurguladı.
23.10.2026
12:53
Bingöl`de uyuşturucu operasyonu: 1 kişi tutuklandı
Bingöl'de uyuşturucu operasyonu: 1 kişi tutuklandı
Bingöl'de Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucu madde ticaretine yönelik yürütülen çalışma kapsamında yakalanan 1 şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
23.10.2026
12:09
Bingöl`de gençlere sıfır atık çağrısı: `Metan gazı iklimin fren pedalı`
Bingöl'de gençlere sıfır atık çağrısı: 'Metan gazı iklimin fren pedalı'
Bingöl Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Esen, metan gazı salımının azaltılmasının küresel ısınmayı yavaşlatabileceğini belirterek evsel atıkların doğru ayrıştırılmasının önemine dikkat çekti. Esen, iklim hedefleri doğrultusunda gençleri yeni meslek alanlarına yönelmeye çağırdı.
22.10.2026
20:28
Üniversitelilere proje eğitimi! Kim, nasıl destek alacak?
Üniversitelilere proje eğitimi! Kim, nasıl destek alacak?
Bingöl Üniversitesi'nde düzenlenen eğitim programında öğrencilere TÜBİTAK 2209-A Araştırma Projeleri Destekleme Programı'nın başvuru şartları, bütçe sınırı ve değerlendirme süreçleri anlatıldı. Eğitimle öğrencilerin araştırma fikirlerini bilimsel projelere dönüştürmeleri hedefleniyor.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın