Murat Nehri'nde Kum Ocakları Tartışması: 'Başka Canlar Gitmesin'
Bingöl'ün Genç ilçesinde bir çocuğu kurtarmaya çalışırken hayatını kaybeden Aydın Tutkal'ın ölümü sonrası harekete geçen ilçe sakinleri, 4 bin 200 imzayla yetkililere seslendi ancak herhangi bir adım atılmadı. Nehirdeki tehlike büyüyor, sessizlik sürüyor. İşte Bingöl Basın Konseyi üyesi Gazeteci Murat Gökçe ile röportajın detayları…
Genç ilçesinde bir çocuğu kurtarmaya çalışırken hayatını kaybeden Aydın Tutkal'ın ölümü, Murat Nehri'ndeki ihmalleri ve kum ocaklarının yarattığı tehlikeleri yeniden gündeme taşıdı. Gazeteci Nuran Bolluk, bölgenin sorunlarını yakından takip eden gazeteci ve STK gönüllüsü Murat Gökçe ile hem Aydın Tutkal'ı hem de Murat Nehri'ndeki riskleri konuştu.
Nuran Bolluk: Önce sizi tanıyabilir miyiz?
MURAT GÖKÇE;
“Genç'te yaşıyorum. Basın alanında çalışıyorum, Bingöl Basın Konseyi üyesiyim ve aynı zamanda sivil toplum faaliyetlerinin içinde aktif bir gönüllüyüm. Yaklaşık altı yıldır Genç İçin Bir Saat Derneği'nde görev alıyorum. Eğitim, çevre, sosyal yardım, kültür–sanat gibi farklı alanlarda sürdürülebilir çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmalar benim için hem insani hem vicdani bir sorumluluk.”
— Aydın Tutkal sizin için kimdi? Onu nasıl tanırdınız?
“Çocukluğumdan beri tanıdığım, dernek faaliyetleriyle birlikte daha da samimiyet kurduğum bir ağabeyimdi. Aydın, adı gibi aydınlık bir insan, benim için “hakikatin berrak yolcusu”ydu. Tükenmez bir enerjisi vardı; nerede bir iyilik varsa oradaydı. Mücadeleyi seven, asla yılmayan bir insandı. Eşi 2018'de vefat etmişti; iki kızına hem anne hem baba oldu. Doğaya, hayvanlara, insana karşı büyük bir duyarlılığı vardı. Yavru köpekleri biberonla besleyecek kadar merhametliydi; yaralı leyleklerden köy çocuklarına kadar her şeye koşan biriydi. Onu anlatmaya sayfalar yetmez.”
Gökçe, Aydın'ın anısını yaşatmak için bir belgesel çektiğini ve hayatını kitaplaştırdığını da belirtiyor:
“Kitabın tüm gelirini eğitim için kullanacağız. Birçok köy okulunda ‘Aydın Tutkal Kütüphanesi' açtık.”
— Aydın Tutkal ne işle meşguldü ve kendisini nasıl tanımlardı?
“Aydın, Genç Küçük Sanayi Sitesi'nde oto tamircisiydi. Ama onu yalnızca bir meslekle tarif etmek eksik kalır. Kendini hiçbir zaman tek bir sıfatla tanımlamazdı. O, toplumun içinden çıkan bir neferdi. Nerede bir sorun, bir ihtiyaç ya da bir haksızlık görse orada olmaya çalışan; çevreye, insana, hayata karşı duyarlı gerçek bir mücadele insanıydı.”
— O gün Murat Nehri'nde neler yaşandı?
“Aydın Tutkal, 24 Temmuz 2022 Pazar günü bir arkadaşının daveti üzerine Murat Nehri'ne gitmişti. Suyu izlemeyi severdi, sık sık oraya giderdi. 17 Temmuz'da çok sevdiğimiz bir arkadaşımızın düğünü olmuştu; hepimiz yorulmuştuk ama Aydın için “yoruldum” diye bir kavram yoktu. O gün arkadaşının yeğeni suya düşünce, arkadaşı çocuğu kurtarmaya çalışırken kendisi de boğulma tehlikesi geçirdi. Aydın, hiç tereddüt etmeden suya atladı. Önce çocuğu kenara çıkardı, ardından arkadaşını girdaptan kurtarmaya çalıştı. Bu sırada çevreden bir kişi de yardıma koştu. Aydın yüzmeyi biliyordu, balıkçılık geçmişi vardı ve Murat Nehri'ni iyi tanıyordu. Girdaptan çıkamayacağını fark edince, yardıma gelen kişiyi de tehlikeye atmamak için uyararak onu geri itti. Aydın orada kayboldu. 29 Temmuz Cuma günü, sabahın erken saatlerinde, gün ağarmasıyla birlikte Aydın'ın cansız bedeni boğulduğu bölgede bulundu.”
— Bu olaydan sonra nasıl bir girişimde bulundunuz?
“Taziye sürecinin ardından kum ocaklarının denetimi ve güvenlik önlemleri için imza kampanyası başlattık. Topladığımız 4.200 imzayı İl Özel İdaresi'ne teslim ettik. Valilikten Baro'ya kadar pek çok kurumla görüştük. Ancak ne bize herhangi bir geri dönüş yapıldı ne de sahada somut bir önlem alındı. Defalarca gündeme getirmemize rağmen bu konuda yalnız bırakıldık. Her yıl can alan bu nehrin, kum ocaklarının denetimsiz ve usule uygun çalışmamasından kaynaklanan riskleri artık herkes tarafından da açıkça görülmektedir.”
— Aydın, kum ocakları konusunda daha önce de sosyal medyada uyarılarda bulunmuştu.
“Evet. 2020'de nehirde çalışan kamyon ve kepçelerin görüntülerini paylaşarak tehlikeye dikkat çekmişti. Ne yazık ki iki yıl sonra aynı bölgedeki girdap nedeniyle hayatını kaybetti.”
— Kum ocaklarının Aydın'ın ölümünde etkisi olduğunu düşünüyor musunuz?
“Kesinlikle. Nehir yerleşim yerlerine çok yakın ve dört kum ocağı aktif şekilde çalışıyor. Derin kazılar uyarı olmadan bırakılıyor. Güvenlik levhaları yok. Baraj kaynaklı ani su yükselmeleri var, ama uyarı anonsları çoğu zaman yetersiz. Bunların hepsi büyük bir risk oluşturuyor.”
— Son olarak ne söylemek istersiniz?
“Aydın'ı kaybettik, yaramız hâlâ çok taze. Onun adını ve anısını yaşatmak için mücadele ediyoruz. Evet, kum bir ihtiyaçtır ve bu alanda çalışan insanlar vardır; biz dernek olarak “kapatılsın” demiyoruz. Ancak yerleşim alanlarından uzak, standartlara uygun, insan hayatını riske atmayacak şekilde çalışmalarını talep ediyoruz. İlgili kurumların bu konuda daha hassas davranması, gerekli denetimlerin düzenli ve etkili biçimde yapılması şarttır. Başka canlarımız gitmesin. Arada ÇED raporlarının olumsuz olmasına rağmen yenilenen sözleşmelerin olduğunu da biliyoruz; elbette bu evraklara doğrudan ulaşamadığımız için kesin bir hüküm vermem doğru olmaz. Ancak sit alanlarının, tarihi kalıntıların bulunduğu bölgelerle kum ocakları arasındaki mesafenin yer yer çok yakın olduğu görülmektedir. Kum ocaklarının nehir içinde oluşturduğu düzensizliklerin, tarihi köprü ayaklarına verdiği zararlar da turizm açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur. Hem kum ocakları hem de baraj konusunda gerekli adımların atılması artık elzemdir. Biz burada, sizin aracılığınızla bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Murat Nehri, şehrin ekonomisine ve turizmine kazandırılmalı; bu nehir artık acılarla değil, yaşamla anılmalıdır. Komşu illerimiz Murat Nehri üzerinde turizme katkı sunarak, nehrin geçtiği güzergâhlarda yerel halkı kalkındırmayı başarmışken; Bingöl ili, nehrin geçtiği iller arasında devasa bir alana ve yüksek bir debiye sahip olmasına rağmen, kano sporları dışında nehirden yeterli bir katkı sağlayamamıştır. Kano sporları diyorum ama ona da sahip çıkılmadığı için profesyonel değil ve herhangi bir yarışma bile düzenlenmedi. Yetkisi olanın bilgisinin olmadığı, bilgisi olanın da yetkisinin olmadığı bir sistem işliyor veya göz yumuluyor.""
Röportajın ardından konuyu bilimsel açıdan değerlendiren Kocaeli Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Ahmet Karakaş, kontrolsüz kum çıkarımının doğurduğu tehlikelere dikkat çekiyor:
“Akarsu yatağında yapılan kazılar derinleştikçe yeraltı suyu gölleri oluşur ve bu bölgeler tehlikeli hâle gelir. İnsanlar için ölümcül, doğa için geri dönüşü zor sonuçlar doğurabilir. Doğal kıyı örtüsünün yok edilmesi balık üremesinden ekosistemin besin zincirine kadar birçok süreci bozar.”
Karakaş dünyadan örneklerle uyarıyor:
“Endonezya'da 24 ada kum üretimi nedeniyle erozyonla yok oldu. Mekong Nehri'nde kum çıkarımı, delta seviyesini düşürerek tarımı kullanılamaz hâle getirdi.”
Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan Dolandırıcılık Uyarısı
Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı, son dönemde artış gösteren dolandırıcılık suçlarında öğrenciler ve ekonomik durumu kötü vatandaşların banka hesapları ve GSM hatları üzerinden suçlara dahil edildiğini belirterek, ciddi hukuki sonuçlara dikkat çekti.
02.02.2026
17:39
Sigara fiyatları bir kez daha değişiyor!
Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği Başkanı Erol Dündar, sigaraya bir zam daha geleceğini duyurdu.
02.02.2026
16:58
ÖNDER'den Türkiye Genelinde Kan Bağışı Seferberliği
ÖNDER İmam Hatipliler Derneği, Türk Kızılay iş birliğiyle 'İyilik Kanımızda Var' sloganıyla Türkiye genelinde kan bağışı kampanyası başlatırken, Bingöl'deki bağış etkinliğinin 03–04 Şubat 2026 tarihlerinde Rabia Hatun Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi bahçesinde yapılacağını duyurdu.
Bingöl Belediyesi, DEM Parti Belediye Meclis Gurubunun, 'Belediyenin karla mücadelede yetersiz kaldığı' iddialarına yanıt verdi. Çalışmaların kesintisiz sürdürüldüğünü ve tüm imkânların sahaya yansıtıldığının vurgulandığı açıklamada 'çatı ve saçakların bina sorumluluğunda olduğu' vurgulanırken, yapılan eleştirilerin çözüm üretmediği ve sahadaki emeği yok saydığı ifade edildi.
02.02.2026
14:43
Emeklilikte ikinci maaş fırsatı detaylar belli oldu! 1999, 2008 sigortalı olanlar...
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) için geri sayım devam ediyor. Sistemin 2026 yılında hayata geçirilmesi bekleniyor. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi, çalışanlara maaş kesintileriyle ek emeklilik geliri oluşturuyor. İşte tüm detaylar...
02.02.2026
14:42
Prof. Dr. Aydemir: Modern Hayat Kulluğu Unutturuyor
Özgür-Der Bingöl Şubesi'nin düzenlediği konferansta konuşan Prof. Dr. Halis Aydemir, modern dünyanın insanı hız, haz ve sürekli meşguliyetle kuşatarak kulluk bilincinden uzaklaştırdığını söyledi.
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın