KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
24 Ekim 2026 Cumartesi

Aile için huzursuzluk boşanma kaynağıdır

Uzmanlar, boşanmaların sebebinin sadece aile içi etkenlere bağlı olmadığını belirterek, batı kültürünün ve gayri ahlaki yayınların etkisine girildikçe aile içi huzursuzlukların ve boşanmaların arttığına dikkat çekti.

Aile için huzursuzluk boşanma kaynağıdır
22 OCAK 2017 PAZAR 20:25
0
2348
0
AA aa

Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Davut Işıkdoğan, boşanmaların sebebinin sadece aile içi etkenlere bağlı olmadığını belirterek, batı kültürünün ve gayri ahlaki yayınların etkisine girildikçe aile içi huzursuzlukların ve boşanmaların arttığına dikkat çekti.

TÜİK'in verilerine göre, Türkiye genelinde en fazla boşanma nedeni her iki cinsiyet için de yüzde 50 ile sorumsuz ve ilgisiz davranma oldu.

Veriler hakkında değerlendirmelerde bulunan Yrd. Doç. Dr. Davut Işıkdoğan, batı kültürünün etkisine girildikçe aile içi huzursuzlukların baş gösterdiği ve boşanmaların arttığını vurguladı.

Yrd. Doç. Dr. Işıkdoğan, bu doğrultuda sigara tiryakiliğinin, kahve alışkanlığının ve gayri ahlaki yayınların da aileyi olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekti.

Aileyi parçalayan, huzuru bozan, toplumu yozlaştıran tüm etkenlere karşı, İslam dinini hayatın merkezine koyarak, Kur'an-ı Kerim ve sünnet çerçevesinde yaşamak gerektiğinin altını çizen Yrd. Doç. Dr. Işıkdoğan, bu metodun aileyi ayakta tutacağını, boşanmaları azaltacağını ve çocukları geleceğe daha parlak çıkaracağını söyledi.

Evliliğin önce sağlam temel üzerine oturması gerektiğini belirten Işıkdoğan, "Bununla ilgili Hz. Peygamber (a.s.)'ın hadisi var biliyorsunuz. Bir eşle evlenildiği zaman 4 temel esas koyuyor. Burada ön plana çıkan, din ve ahlaktır. Din ile beslenmiş bir ahlak yapısından bahsediliyor. Orada erkek ve kadınlara yüklenen bazı vazifeler var. Erkek olarak bizim yapacağımız evdeki sorumlulukları yerine getirmek." dedi.

"TELEVİZYONLARDA FITRATIN KALDIRAMAYACAĞI GAYRİ AHLAKİ PROGRAMLAR VAR"

Boşanmayı sadece aile içi bir takım etkenlere, meydana gelen karşılıklı ilgisizlik veya sorumsuzluğa ve aile içerisindeki etkenlere bağlamanın doğru olmadığını söyleyen Işıkdoğan, "İnsanları buna iten etkenler vardır. Başta televizyon programları ve burada normalleşen fıtratın kaldıramayacağı gayri ahlaki programlar var. Mesela bu evlilik programları, ne dini açıdan ne de insani açıdan kabul edilebilir şey değil. İzlendiği zaman insan fıtratının ucuzluğu ortaya çıkıyor veya insan fıtratının ucuz olduğunu bir anlamda bütün âleme ilan ediyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

"EVLİLİK DOĞRU TEMELLER ÜZERİNDE KURULURSA CENNET, YANLIŞ ÜZERE OLURSA CEHENNEMİ YAŞATIR"

Evliliğin mukaddes bir kuruluş olduğunu söyleyen Işıkdoğan, "Güzel bir evlilik müessesesi kurulduğu zaman dünyada manevi küçük bir cenneti yaşıyorsunuz ama evlilik temeli başka şeyler üzerine kurulduğu zaman dünyada resmen cehennemi yaşıyorsunuz. Erkek eve gitmek istemiyor, kadın erkeğin yüzünü görmek istemiyor, ondan sonra tartışmalar devam ediyor. Bunu da okumuş, okumamış, cahil ve bilgili diye ayırmamız mümkün değil. Öğretmen veya memur adam dahi işten çıktıktan sonra kahveye gidiyor. Şimdi böyle bir şeyden nasıl mutluluk elde edebilir?" ifadelerini kullandı.

"TELEVİZYONLARDAKİ EVLİLİK PROGRAMLARI MODERN KÖLE PAZARI GİBİ"

Yıllardan beri birçok dizinin aile hayatını yıkmaya yönelik işlendiğini kaydeden Işıkdoğan, on yıl önce Türkiye dünya genelinde boşanma noktasında en son sırada olan ülke olduğuna vurgu yaptı.

Televizyon programlarındaki çarpık ilişki programlarına da dikkat çeken Işıkdoğan, "Bunu istatistikler gösteriyor ama son 10 yıl içerisinde evlenme oranları o güne göre yüzde 50 arttı. Televizyonlarda sistemli bir şekilde aileyi çökertmeye yönelik projeler var. Bu projelerin farkına varmak gerekiyor. Bu televizyonları denetleyen kurumlara bu kadar şikâyet gittiğine rağmen nasıl engellenemiyor, halen şaşırıyorum. Bir evlilik programı diye bir şey çıkarmışlar; oraya insanı çıkarıyorlar, modern köle pazarı gibi. Bir kadın çıkartıyorlar, kadın orada. Her gün bir erkek bunu beğenmeye çalışıyor. Dizide ise tamamen İslami olmayan ve çarpık ilişkileri meşru gibi gösteriyorlar. Bunu izleyen aileler baka baka zihinlerinde meydana gelen bu çarpıklık normalleşmeye başlıyor." açıklamasında bulundu.

Kahveye gitme ve sigara gibi alışkanlıkların da aileyi ve evliliği olumsuz yönde etkilediğini sözlerine ekleyen Işıkdoğan, "Asgari ücretle çalışan bir insan, maaşının üçte birini sigara verirse, ekonomik sıkıntılar ortaya çıkar." dedi ve şunları kaydetti: "Bu ekonomik sıkıntılar da ailede huzuru bozar. Kahve kültürü ise aile ve evlilikte iletişimi azaltıyor. Evdeki çocuğun terbiye beklerken, eşin sevgi beklerken gece gündüz kahvede oturmak ne derece doğru bir alışkanlık? Çocuklar 7 yaşına kadar kuvvetli bir iman ve din dersi almazsa, büyüdüğü zaman bunu elde etmesi o düzeyde bir bilgiyi elde etmesi gayrimüslimin Müslüman olması kadar zordur. Yanlış ve çarpık yayınlar da aile yapısını olumsuz yönde etkileyen ve parçalayan çok kötü etkenlerdir."

Işıkdoğan, Türkiye'nin her ilinde de Aile ve Sosyal Politikalar il müdürlüklerinin bulunduğunu belirterek, burada çalışanların sahaya inerek ailelerin sorunlarıyla ilgilenmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye'de yüzyılın başından beri batıcılık anlayışının bir rüya gibi anlatıldığını ve özendirildiğini sözlerine ekleyen Işıkdoğan, Batı tarzı hayatın evlilik yaşını geciktirdiğini belirterek, "Sorumluluk almanın yaşı ilerledi. 20-25 yaşlarında evlenmeden söz edilirse, bazıları şaşırıp garipsiyor. Bu batı kültürünün etkisidir. Batının giydiği gömlek bize uymaz. Oranın gömleğine sığdırmak istiyorlar milleti. Batı standartını ya da modeniteyi dayatmak istiyorlar. Modern aile, modern ev, modern hayat diyorlar. Çocuklar başıboş olunca, özgür irade ve sorumluluk sahibi olduğunu söylüyorlar ama evliliğe gelince daha çocuk olduğunu söylüyorlar. Gerek medya ve televizyonlardan, gerek başka yollardan bize dayatılan ve enjekte edilen etkiler var. Bunlara maruz kalınca, aile için huzursuzluk ve boşanmalar ortaya çıkıyor." ifadelerini kullandı.

"GEREK YOKKEN EŞYALAR ALIYORUZ, EKONOMİK SIKINTI ORTAYA ÇIKIYOR, HUZURSUZLUKLAR BAŞ GÖSTERİYOR"

Aile için huzursuzluklara sebep olan etkenlerden birinin de israf olduğuna dikkat çeken Işıkdoğan, "Hiç gerek yokken eşyalar alıyoruz, borçlara giriyoruz. Ekonomik sıkıntı ortaya çıkıyor, ardından aile içi huzursuzluklar ve kavgalar baş gösteriyor. Neticede boşanmaya sebebiyet veriyor. Bu meselenin kökenine inersek, İslam bize kanaati emrediyor ancak kanaati unutuyoruz. Kanaat, sadece yemekte değildir. Giyimde, eşyada, eşimizde ve çocuğumuzda da kanaat etmeliyiz. Kanaat bittiğinde, elimizdeki ile yetinmediğimizde ihtiyaç bir iken bin oluyor. Taşıyamayacağımız yükün altına giriyoruz. Sonra haramlara yönelince aile yıkılıyor. Televizyonlarda bize sunulan hayat cazip geliyor. Ancak onlar bize gösterildiği gibi güzel bir hayat yaşamıyor. Batı, aileyi kaybettiği için bizden yardım isterken, biz onlara özeniyoruz." diye konuştu. (İLKHA)

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
23.10.2026
15:41
Bingöl balı için hedef büyüdü: Uluslararası pazarlarda daha fazla yer alacak
Bingöl balı için hedef büyüdü: Uluslararası pazarlarda daha fazla yer alacak
9. Bingöl Bal Yarışması ve Bal Şenliği'nde kentin bal potansiyeli, markalaşma ve üretim kalitesinin korunması gündeme geldi. Vali Cahit Çelik, Belediye Başkanı Erdal Arıkan ve protokol üyeleri Bingöl balının ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü yer edinmesi gerektiğini vurguladılar.
23.10.2026
15:18
Kızılay kan bağışı tırı Bingöl`de: 8 gün boyunca kan toplanacak
Kızılay kan bağışı tırı Bingöl'de: 8 gün boyunca kan toplanacak
Türk Kızılay'ın kan bağışı tırı, 24-31 Ekim tarihleri arasında Bingöl Türk Telekom İl Müdürlüğü önünde vatandaşlardan kan bağışı kabul edecek. Her gün 10.30-18.30 saatleri arasında hizmet verecek tır için Bingöllülere çağrı yapıldı.
23.10.2026
13:28
Bingöl`de 322 köy muhtarına bal üreticilerinden teşekkür
Bingöl'de 322 köy muhtarına bal üreticilerinden teşekkür
Bingöl Bal Üreticileri Birliği Başkanı Bilal Salcı, üretim sezonu boyunca köylerinde konaklayan arıcılara destek veren 322 köy muhtarına teşekkür ederek dayanışmanın Bingöl balının marka değerini güçlendirdiğini vurguladı.
23.10.2026
12:53
Bingöl`de uyuşturucu operasyonu: 1 kişi tutuklandı
Bingöl'de uyuşturucu operasyonu: 1 kişi tutuklandı
Bingöl'de Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucu madde ticaretine yönelik yürütülen çalışma kapsamında yakalanan 1 şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
23.10.2026
12:09
Bingöl`de gençlere sıfır atık çağrısı: `Metan gazı iklimin fren pedalı`
Bingöl'de gençlere sıfır atık çağrısı: 'Metan gazı iklimin fren pedalı'
Bingöl Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Esen, metan gazı salımının azaltılmasının küresel ısınmayı yavaşlatabileceğini belirterek evsel atıkların doğru ayrıştırılmasının önemine dikkat çekti. Esen, iklim hedefleri doğrultusunda gençleri yeni meslek alanlarına yönelmeye çağırdı.
22.10.2026
20:28
Üniversitelilere proje eğitimi! Kim, nasıl destek alacak?
Üniversitelilere proje eğitimi! Kim, nasıl destek alacak?
Bingöl Üniversitesi'nde düzenlenen eğitim programında öğrencilere TÜBİTAK 2209-A Araştırma Projeleri Destekleme Programı'nın başvuru şartları, bütçe sınırı ve değerlendirme süreçleri anlatıldı. Eğitimle öğrencilerin araştırma fikirlerini bilimsel projelere dönüştürmeleri hedefleniyor.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın