KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
01 Kasım 2026 Pazar

Yandaşa değil herkese yasa istiyoruz

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Sağlık-Sen Bingöl Şube Başkanı Salih Kızılboğa, toplu sözleşme kanununda sendikalar arasında ayrımcılık yapıldığını ileri sürerek, “Yandaşa değil herkese yasa istiyoruz” dedi.

Yandaşa değil herkese yasa istiyoruz
26 OCAK 2012 PERŞEMBE 19:26
0
1645
0
AA aa

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Sağlık-Sen Bingöl Şube Başkanı Kızılboğa, toplu sözleşme yasa tasarısı ile ilgili basın açıklaması yaptı.

Milyonlarca kamu görevlisi ve emeklinin 16 aydan beri beklediği, 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Tasarısı Bakanlar Kurulu'nda 3 ay bekletildikten sonra TBMM Başkanlığı'na gönderildiğini söyleyen Kızılboğa, “Ancak aylardır bekletilip, memurlardan köşe bucak kaçırılarak hazırlanan tasarı, memurlarımız adına büyük bir hayal kırıklığı olmuştur. Müzakerelerin hiçe sayıldığı, demokratik ilkelerin iğdiş edildiği, farklı görüşlere tahammül dahi edilmediği, toplu sözleşme sistemi adıyla ucube bir yapının oluşturulduğu bir sendika kanun tasarısı ile karşı karşıya kaldık. Meclis'e sevk edilen tasarının son haline bakıldığında, sürecin baştan sona kandırma ve oyalamadan ibaret olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu tasarı ile anayasa değişikliğinde, toplu sözleşme vaat edilerek, memurlarımızın umutlarının çalındığı belgelenmiştir. Bu tasarı ile vaatler fos çıkmış, verilen sözler yalan olmuş, maskeler düşmüş, ak denilen karaya dönmüştür. Taslak incelendiğinde sendikalar arasında Hükümet tarafından açık bir ayrım yapıldığı görülmektedir. Toplu sözleşmede sendikaların temsili noktasındaki adaletsizlik, her halde AKP'nin adalet anlayışından başka hiçbir şey değildir. Bu nasıl bir adalettir ki, taslakta Memur-Sen'in her 128 bin üyesi için bir temsilci, Türkiye Kamu Sen'in her 200 bin üyesi için bir temsilci, KESK'in 232 bin üyesi için bir temsilci düşmektedir. Buna göre genel toplu sözleşmede Memur-Sen 4 temsilci, Türkiye Kamu-Sen 2 temsilci, KESK ise 1 temsilci ile temsil edilecektir. Bu durumda hükümet Memur-Sen'e toplu sözleşmeyi bağıtlama hakkı vermek için adalet mekanizmasını delik deşik etmiştir. Memur Sen toplu sözleşmeyi imzalamazsa Türkiye Kamu-Sen ve KESK Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna itiraz yetkisine sahip bulunmamaktadır. Bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e sunduğumuz, “iki konfederasyonun beraberce itiraz yetkisi olmalıdır” teklifimiz, Sayın Bakan tarafından uygun görülmesine rağmen, Kanun tasarısında yer almamıştır. Üçlü Danışma Kurulu toplantılarında konfederasyonların bütün görüşlerinin taslağa yansıyacağına ve kamu görevlilerinin toplu sözleşme hakkının gereğinin yapılacağına dair söz veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, bırakın görüşlerimizi yansıtmayı, aylardır kamu çalışanlarını oyalamış; konfederasyonlara başka, Bakanlar Kurulu'na başka taslak verme durumuna gelmiştir. Sayın Bakan: iki ay önce konfederasyonlara gönderdiğiniz taslakla, bugünkü tasarı arasında hiçbir benzerlik yok! Üçlü Danışma Kurulu'nda üzerinde çalıştığımız taslak ne oldu? Bu tasarıyı kimler, ne şekilde hazırladılar? Bunları açıklamak boynunuzun borcudur. Gerçekleri bilmek de kamu çalışanlarının hakkıdır” diye konuştu.

 

 

 

Değerli basın mensupları,

Anlaşılıyor ki hükümet, memurlarla toplu sözleşme yapmak istemiyor; toplu sözleşme masasında dikensiz gül bahçesi istiyor.
Hükümet, kurduğu toplu sözleşme tiyatrosuna figüran oyuncu arıyor.

Türkiye Kamu-Sen'in memurlarla ilgili hiçbir karanlık senaryoda yer almayacağını görenler, kendi anlayışlarına uygun sendikayı buldular; palazlandırdılar; şimdi de onlarla al takke ver külah toplu sözleşmecilik oynayacaklar.

Değerli basın mensupları,

Bu tasarı ile toplu görüşmeden bile daha geride bir düzenleme getirilmek istenmektedir.

10 hizmet kolunda yetkili olsanız dahi; matematiksel olarak en çok üyeye sahip konfederasyon olamayabiliyorsunuz.

Bu durumda tasarı size, toplu sözleşme masasında hiçbir söz hakkı vermiyor.

Bununla birlikte hizmet kolunda yetkili bir tek sendikası olmayan bir konfederasyon da en çok üyeye sahip konfederasyon olabiliyor ve hizmet kolları, emekliler, sendika üyeleri ve sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinin tamamı hakkında karar alabiliyor.

Hal böyleyken; toplu sözleşmelerde alınan kararlara itiraz hakkınız; Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na başvurma durumunuz dahi olmayacak.

Dünyanın hiçbir yerinde yetkili olduğu halde, karar alma sürecinde söz hakkı olmayan bir sendika anlayışı yok.

Varsa da bunun “toplu sözleşme” olarak adlandırılması mümkün değildir.

ILO Örgütlenme Özgürlüğü Komitesi, sendikaların kendi üyeleri adına toplu sözleşme yapabilmesinin gerekliliği üzerinde durmaktadır.

Ayrıca ILO'nun 98 sayılı sözleşmesi hakkında da “hiçbir sendika, işçilerin salt çoğunluğunu temsil etmediğinde hükümetin, tüm sendikaları üyeleri adına müzakere edilebildiği bir toplu sözleşme sistemi kurması” gerektiğini belirtmiştir.

Şu anda Türkiye'de hiçbir memur konfederasyonu kamu görevlilerinin salt çoğunluğunu temsil etmemektedir.

Dolayısıyla yetkili konfederasyonların ortak pazarlık yapabilecekleri bir sistem kurulmak zorundadır.

Ancak tasarıyla, bir konfederasyon dışındaki konfederasyonlara, alınan kararlara itiraz yetkisi dahi verilmemiştir.

Bununla birlikte örgütlenme özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılmamış, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun yapısı tek taraflı olarak belirlenmiştir.

Kurulun başkanlığı için ise Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay başkanları ve daire başkanları arasından hükümetin keyfine göre atayacağı bir kişi düşünülmüştür.

Böyle bir kuruldan sağlıklı karar çıkmasının imkânı yoktur.

Bu tasarının özü de ruhu da yasakçı ve yandaşçı anlayışın ürünüdür.

Bu haliyle tasarı, yüzlerce mahkeme kararına, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yargılama sonuçlarına, Avrupa Sosyal Şartı'na aykırıdır.

Böyle bir kanun tasarısının ILO'nun hiçbir sözleşmesine ve sendikacılığın hiçbir temel ilkesine uygun olmadığı da görülüyor.

Bu tasarı bir tek ilkeyle örtüşmektedir o da; AKP'nin sendikacılık ve yandaşlık ilkeleridir.

Böyle bir tasarının getireceği sisteme de memur sendikacılığı denemez.

Bunun adı da olsa olsa AKP tipi sendikacılık olur.

Bu dalavereye ne 2,5 milyon kamu görevlisi ne de onların tek gerçek temsilcisi Türkiye Kamu-Sen asla izin vermeyecektir.

Hükümetin bilmediği ya da dikkate almadığı husus şudur: sendikacılık, sadece masa başında yapılan görüşmelerle sınırlı bir faaliyet değildir.

Masada kamu çalışanlarının pazarlanmasına diğer sendikaların, “iş buraya kadarmış ne yapalım” diyeceğini hiç kimse beklemesin.

Esasen hakların savunulduğu yerler, sadece masalar değil; alanlardır.

Alanlarda yapılacak faaliyetler, eylem ve etkinlikler, memuru pazarlayanlara ülkeyi dar edecektir.

Nasıl ve ne şekilde kanunlar çıkarırsanız çıkarın, bu gayretleriniz masada sanal olarak yetkilendirdiğiniz, ağababalarına “hayır” deme cesaretine sahip olmayanların etki ve yetkisini artıramayacaktır.

Bunlar, ancak sahibinin yetkilendirdiği kadar ses çıkarma hakkına sahiptir.

Bunlar, ancak sahibinin sesi olabilir; kamu çalışanlarının sesi olmak yürek ister, cesaret ister.

Türkiye Kamu-Sen olarak, memurlarımızın umutlarını çalan; hayal tacirliği yapan; kamu görevlilerinin anayasal haklarının önüne set çeken zihniyetin ürünü olan bu yasa tasarısına karşı, her türlü mücadeleyi vereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.

Bu tasarının yasalaşma sürecinin her aşamasına, tüm imkânlarımızla ve enerjimizle müdahil olmaya devam edecek, eylemlerimizi sürdüreceğiz.

Türkiye Kamu-Sen olarak biz;

Başta ILO olmak üzere uluslar arası sözleşmelere, evrensel ve demokratik ilkelere saygılı bir sendikacılık,

Grev hakkımızın yasal teminata alındığı adil bir Toplu Sözleşme sistemi,

Örgütlenme özgürlüğünün önündeki tüm engellerin kaldırılması,

Toplu sözleşme görüşmelerinde kamu görevlilerinin en geniş şekliyle karar alma sürecine dâhil edilmesi,

Hizmet kolu toplu sözleşme sisteminin oluşturulması,

Tüm çalışanlara insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşullarının sağlanması,

Adil ve demokratik bir Hakem Kurulu istiyoruz.

Kısacası biz;

Adam gibi sendikacılık,

Adam gibi sendika,

Adam gibi toplu sözleşme;

Adam gibi toplu sözleşme kanunu istiyoruz.

Türkiye Kamu-Sen olarak çalışanlar için mücadeleye devam diyor, hepinize teşekkür ediyoruz.

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
01.11.2026
00:37
Akaryakıta zam geldi! 100 TL`yi aştı!
Akaryakıta zam geldi! 100 TL'yi aştı!
Akaryakıt fiyatlarında gece yarısı itibarıyla yeni tarife yürürlüğe girdi. Benzinin litre fiyatına 4,15 TL, motorinin litre fiyatına 3,60 TL zam yapıldı. Yapılan artış, araç sahiplerinin yakıt maliyetlerini bir kez daha yükseltti.
01.11.2026
00:36
Bingöl dahil 30 ilde operasyon! 76 kişi tutuklama talebiyle sevk edildi!
Bingöl dahil 30 ilde operasyon! 76 kişi tutuklama talebiyle sevk edildi!
Bingöl'ün de aralarında bulunduğu 30 ilde, liderliğini Rusya'da bulunduğu değerlendirilen ve hakkında kırmızı bülten çıkarılan Beratcan Gökdemir'in yaptığı suç örgütüne yönelik operasyon düzenlendi. 90 şüphelinin yakalandığı operasyonda 76 kişi tutuklama, 14 kişi ise adli kontrol talebiyle hâkimliğe sevk edildi.
01.11.2026
00:35
Sultanbeyli`de Memleket Günleri başladı! Bingöl standına davet
Sultanbeyli'de Memleket Günleri başladı! Bingöl standına davet
Sultanbeyli'nde bu yıl üçüncüsü düzenlenen Memleket Günleri, Orhan Hakalmaz konseriyle kapılarını açtı. 15 gün sürecek etkinlikte Türkiye'nin dört bir yanından yöresel lezzetler, gelenekler ve kültürel değerler tanıtılıyor. Etkinlikte Bingöllüler de hemşehrilerini Bingöl Standına davet etti.
01.11.2026
00:32
Bingöl`e 25 yılda 164,2 milyar liralık DSİ yatırımı! 167 tesis hizmete alındı
Bingöl'e 25 yılda 164,2 milyar liralık DSİ yatırımı! 167 tesis hizmete alındı
Bingöl'de son çeyrek asırda Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından 167 tesis hizmete alınırken, yaklaşık 164,2 milyar liralık yatırım gerçekleştirildi. Yatırımlarla 11 bin 26 hektar tarım arazisi sulamaya açıldı, 137 taşkın kontrol tesisi işletmeye alındı. AK Parti'den yapılan açıklamada, devam eden projeler ve planlama aşamasındaki yeni yatırımların ayrıntıları da paylaşıldı.
01.11.2026
00:31
Bingöl merkezli 4 ilde uyuşturucu operasyonu: 20 şüpheli tutuklandı
Bingöl merkezli 4 ilde uyuşturucu operasyonu: 20 şüpheli tutuklandı
Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 4 ilde 35 adrese eş zamanlı düzenlenen operasyona 350 personel katıldı. Operasyonda uyuşturucu maddelerin yanı sıra kaçak sigara, puro, elektronik sigara, silah ve 935 fişek ele geçirildi. Gözaltına alınan 27 şüpheliden 20'si tutuklandı.
01.11.2026
00:31
Bingöl`de kaçak sigara operasyonu
Bingöl'de kaçak sigara operasyonu
Bingöl'de KOM ekiplerince düzenlenen kaçakçılık operasyonunda 250 paket gümrük kaçağı sigara, 360 dal doldurulmuş makaron ve 20 puro ele geçirildi. Olayla ilgili 1 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın