KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
19 Ekim 2026 Pazartesi

Şirin

Şirin
02 MAYIS 2009 CUMARTESİ 10:07
0
1334
0
AA aa
Duvarları lambri kaplı küçük bir Alman pastanesinin tahta masasında oturmuştuk son kez karşılıklı.
Birbirimizin yüzüne bakmıştık.

Onun saçları daha da beyazlaşmıştı.

Yüzü hiç değişmemişti.

Yürüyüşü, giyinişi de öyle...

Sanırım o, Sinan vurulduğu gün bir daha yaşlanamayacak biçimde yaşlanmıştı ve bir daha hiç değişmedi.

Hep öyle kaldı.

Biz ilk tanıştığımızda o daha otuzuna varmamıştı.

Feneryolu'nun arka taraflarında bir bodrum katında yaşıyordu, toprak bir bahçesi, bahçesinde birkaç cılız ağacı vardı.

Sabahlara kadar otururduk.

Hepimiz bağıra çağıra konuşurduk.

Saat başı çay demlerdi.

Sonra gecenin bir vakti o kalın defterlerinden birini açardı.

Yazdıklarını okumaya başlardı, yazılarının arasına kattığı şiirleri...

Çok güzel yazardı ve insanın içine işleyen sesiyle inanılmaz biçimde etkileyici okurdu şiirleri.

İsmet Özel'i, Lorca'yı okurdu.

İsmet Özel'in mısraları benim içimde Şirin'in sesiyle kaldı.

Hep o sesle.

Onun sesi, kalın kadifeden bir kumaş gibi sarardı bizi, ısıtırdı, her şey değişir bir sese dönerdi, kımıltısız durur ve dinlerdik.

Birden susar ve “ben bir çay demleyim” derdi.

Yerde bir kilim vardı, duvara dayanmış bir sedir, eski bir koltuk.

Ben sigara içerdim.

Balkon kapısını açardı, Buldan işi bir şala sarınırdı.

Buldanlıydı.

Neşeli olduğunda Buldan ağzıyla konuşurdu.

“Elektrinkler şakır şakır yanıyo, deniz treni suyu yararaktan fışır fışır gidiyo...”

Kocasını dağda vurmuşlardı.

Resmi bir köşede dururdu.

Olağanüstü yakışıklı, beş dil konuşan, Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin parlak öğrencisi, bir baskında “faşistlerce” merdivenden aşağı yuvarlanan TİP'li Adnan Bey'in oğlu Sinan, “halkı” için Nurhak dağlarında jandarma kurşunuyla ölmüştü.

Bir seferinde Sinan'ın ölüm haberini nasıl aldığını anlatmıştı.

Duyduğunda nasıl yere çöktüğünü.

“Aylarca tek başıma sinemalara gittim” demişti, “insanlardan, hayattan, gerçeklerden kaçtım, sinemalara, karanlıklara sığındım.”

Bunlardan konuşurken bizim yüzümüzün bulutlandığını, gözlerimizin kısıldığını görünce, bizi üzdüğünü düşünerek gizli bir utanca kapılır “ben bir çay koyayım” derdi.

Mutfaktan döndüğünde bir türkü söylemeye başlardı.

Hayatımda onun kadar güzel türkü söyleyen kimseye rastlamadım.

Sesi çok güzeldi, biliyorum sesi güzel çok insan vardır ama onun sesinde başka bir “şey” daha vardı, dağlarda vurulmuş bir sevgilinin ardında bıraktığı, söylenemeyecek, anlatılamayacak o büyük yalnızlık belki, hiçbir zaman, hiç kimseyle paylaşılamayacak derin keder belki, kelimeler gelmeyecek yalnızca “sesle” anlatılabilecek bir ıssızlık belki... O türkü söylediğinde, onun yalnızlığının ve kederinin bir çaresi, bir ilacı olmadığını hissederdiniz.

Susardık öyle.

Sonra alabildiğine vahşice bir tartışmaya girerdik solculuk üzerine, Marks, Engels, Lenin, Troçki, Plekhanov, Luxembourg isimleri havalarda uçar, kitaplardan paragraf paragraf alıntılar yapılır, can acıtıcı iğnelemeler, suçlamalarla karşılıklı olarak hırpalardık birbirimizi.

Kaçınılmaz olarak laf Kollontai'a gelirdi.

Esas kanlı çatışma orda çıkardı, “komünizm ve kadın hakları”... Ben tam bir “maço” kalırdım, onlar da beni yerden yere vururlardı.

Ben de onları kızdırmak için, “kadınların cinsel özgürlüğünü” savunan ve bu özgürlüğü kullanmaktan da geri kalmayan Kollontai için Lenin'in söylediğini tekrarlardım.

– O bahriyelisiyle yetinsin.

Beni, “kafama bir şey atmakla” tehdit ederdi.

Onun kocasını dağda vurmuşlardı.

Deniz'i, Yusuf'u, Hüseyin'i asmışlardı.

“En sertleri Hüseyin'di” diye anlatırdı Şirin, “en sevecenleri Yusuf.”

Onları anlatırken ağlardı.

Dün Şirin'i de Karacaahmet'ten uğurladılar.

Cenazesine gidemedim.

Gazetede sabah toplantısı yapıyordum o saatlerde, gündem maddelerinden biri “Şirin Cemgil'in” cenazesiydi, sustum, sesim titrer diye bir şey söylemedim, önüme baktım gözlerimi görmesinler diye, “cenazesinden” bahsettikleri “yaşlı kadının” aslında “genç bir kız” olduğunu, saçlarının çabuk ağardığını, hep beyaz saçlı genç bir kız olarak yaşadığını söylemedim, onu tanıdığımı, ömrümün en güzel bölümlerinden birini kalabalık kahkahalar, kavgalar, gözyaşları ve türkülerle onun evinde geçirdiğimi anlamadılar.

“O gitti” diye geçirdim içimden.

Hiç düşünmemiştim bir gün Şirin için “o gitti” diye yazacağımı, böyle şeyler düşünülmez, bugün benim konuştuğum, tartıştığım, güldüğüm birçok insanın da bir gün benim için “o gitti” diye yazacakları akıllarına gelmeyeceği gibi, akla gelmez böyle şeyler.

Çiçek gönderdim cenazesine.

Bazen ona çiçek götürürdük, çiçekleri göstermemeye çalıştığı bir sevinçle alır, vazoya yerleştirirken de bizimle “küçük burjuvalar” diye dalga geçerdi.

En son bir Alman pastanesinde tahta bir masada karşılıklı oturmuştuk.

Saçları biraz daha beyazlaşmıştı.

Ve, her zamanki gibi yalnızdı.

ahmetaltan@gazetem.net

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
19.10.2026
01:00
Fon tasfiyesinde 40,8 milyar TL ödendi: Yatırımcı sayısı 45 bini aştı
Fon tasfiyesinde 40,8 milyar TL ödendi: Yatırımcı sayısı 45 bini aştı
Fon Koordinasyon Kurulu'nun altıncı toplantısında tasfiye sürecindeki yatırım fonlarının son durumu ele alındı. Üç portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 66 fonda 45 bini aşkın yatırımcıya yönelik 40,8 milyar liralık ayni ve nakdi tasfiye işlemi tamamlanırken, tasfiye sürecindeki fon sayısı 131'den 65'e geriledi.
18.10.2026
23:40
Bingöl`de iki ayrı trafik kazası: 2 ölü, 4 yaralı
Bingöl'de iki ayrı trafik kazası: 2 ölü, 4 yaralı
Bingöl-Muş ve Bingöl-Erzurum karayollarında meydana gelen iki ayrı kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı. Ilıcalar beldesi yakınlarında beton menfeze çarpan otomobildeki 2 kişi yaşamını yitirirken, 1 kişinin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
18.10.2026
23:16
Baraç`tan eğitim eleştirisi;
Baraç'tan eğitim eleştirisi; 'Belirsizlikler giderilmeli'
DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç; 20'nin üzerinde okulda sürdüğünü belirttiği tadilat çalışmaları, servis sorunları ve yönetici atamalarındaki gecikmelere dikkat çekerek İl Millî Eğitim Müdürlüğünden açık takvim ve şeffaf bilgilendirme istedi.
18.10.2026
23:12
Protesto ile başlayan maçta 4 gol!
Protesto ile başlayan maçta 4 gol!
Kendi sahası olmadığı için her hafta başka bir şehirde sahaya çıkan 12 Bingölspor, Kütahyaspor karşılaşmasına futbolcularının bir dakika boyunca çömelerek yaptığı protestoyla başladı. Sahadaki mücadelede Koray Yağcı'nın iki golüyle öne geçen Bingöl temsilcisi, 2-2'lik beraberlikle bir puan aldı.
18.10.2026
23:11
Eğitim-Bir-Sen Bingöl 2 No`lu Şube güven tazeledi
Eğitim-Bir-Sen Bingöl 2 No'lu Şube güven tazeledi
4. Olağan Genel Kurul'da yeniden göreve gelen Prof. Dr. Hüseyin Çaldak, Bingöl Üniversitesi'ndeki akademik ve idari personelin hakları, liyakatli atamalar ve adil kadro süreçleri için mücadele edeceklerini belirtti.
18.10.2026
23:10
Bingöl`de bir haftada 34 şüpheli yakalandı: 3 kişi tutuklandı
Bingöl'de bir haftada 34 şüpheli yakalandı: 3 kişi tutuklandı
Bingöl'de emniyet ekiplerinin bir haftalık çalışmalarında uyuşturucu maddeler, ruhsatsız silahlar ve çeşitli suç aletleri ele geçirildi. Aranan 24 kişinin de yakalandığı çalışmalarda 6 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın