Matur: kapanmaktansa açılmak daha iyi
Türkiye tarihinde olmadığı kadar bir alt üst oluş yaşandığını söyleyen gazeteci Bejan Matur, demokratikleşme konusunda geriye dönüşün mümkün olmayacağını düşündüğünü söyledi.
20 ARALIK 2009 PAZAR 13:27 |
0 |
1427 |
0 |
|
AA |
aa |
|
Sevilar Yükselir'in röportajı
Bejan Matur... Maraş'ın Pazarcık ilçesine bağlı Kürt ve Alevi köyü olan Maksutuşağı'nda doğan şair-yazar. Aslında hukuk okudu ama küçük yaşlarda edebiyata, özelde de şiire olan ilgisi onu bambaşka noktalara taşıdı. Bu aralar Zaman gazetesinde haftada iki gün yazarak okurlarına özellikle Kürt ve Alevi meseleleri ile ilgili görüşlerini, yorumlarını aktarıyor. Son dönemin ilgi çeken isimlerinden olan Bejan Matur'la biz de bu iki mesele üzerine derin ve keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Hem Kürt hem de Alevisin. Yani hükümetin başlattığı iki açılım projesinin de birer parçasısın. Sence hangi açılım daha iyi gidiyor?
Kökleri çok derinde olan Alevilik ve Kürt sorunu gibi iki ciddi sorunun herhalde 3 ayda çözülmesini beklemiyorduk! Ama süreci yönetmek konusunda hükümetin epeyce zorlandığı da ortada. Türkiye, gerçeklerini reddetmek, sorunlarından kaçmak konusunda derin mekanizmalar üretmiş bir ülke. Bu mekanizmaları zorlayacak, köklü değişimleri başlatacak bir irade ciddi bir kamuoyu desteği ister. Türkiye'de muhalefet, bırakın destek vermeyi, oluşan kamuoyunu baltalamak konusunda çok mahir. Halbuki kalıcı siyasetin konusu bir ülkenin büyük kaderi olmalı. Günübirlik hesaplar değil. Böyle bakınca, bana bu süreçte anlamlı görünen tek şey; adının 'açılım' olması. Açılmak, kapanmaktan her durumda daha iyidir çünkü!
Son günlerde yaşananlar can sıkıcı. Sence açılım açılamadan bitti mi?
Açıkçası ben açılım konusunun tıpkı 'açılım bitti' tepkisinde olduğu gibi alaycı bir üslupla ele alınmasını işin etiğine uygun bulmuyorum. Türkiye tarihinde olmadığı kadar bir alt üst oluş yaşıyor. Ve bunu aslında epeyce de sakin geçiriyor. Ben demokratikleşme konusunda geriye dönüşün mümkün olmayacağını düşünüyorum. Önümüzde birbiriyle hiç uyumlu olmayan iki ihtimal var. Biri ciddi bir kaos -ki ihtimal vermiyorum-, diğeri demokratikleşme. Yaşananlar bizi seçim yapmaya zorluyor. Bir hakikat sınavı gibi. Kim gerçekten demokrat, kim ilerici, kim otoriter, kim milliyetçi turnusol kâğıdı gösteriyor bu süreçte. Gerçeklerin perdesini açan bir süreç bu. Kimse kendini gizlemenin şık formüllerine sığınamıyor daha fazla. Çünkü Türkiye gerçekle terbiye oluyor. Cumhuriyet tarihi boyunca kaçtığı gerçeklerle.
DTP'nin son anda istifadan vazgeçmesine ne diyorsun?
Öcalan dar alanda ciddi manevralar yapıyor ve DTP'nin buna uymak dışında bir şansının olmadığını hepimize gösteriyor. DTP'nin süreci belirleyen değil, sürecin peşinden giden bir yapı olması sadece Kürt siyasetinin değil, Türkiye'nin de şanssızlığı. Ama DTP'nin apolitikadan, politikaya geçmesini sağlayacak şartların oluşması bu süreçte zor. Sadece seçim barajı değil, onu bir gölge parti olarak yaratan süreci doğru okuyamıyoruz. Ama her şeye rağmen mecliste olmaları büyük şans.
Kürtler PKK'nın etkisinden nasıl kurtulacak?
Bu Kürtler diye homojen bir blok yok öncelikle. Böylesi genellemelerin içinden gerçeği kavrama şansımız çok zayıf. PKK'nın etkisindeki Kürtler arasında dahi ciddi bir muhalefet olduğunu bilmemiz gerekiyor. Ama tıpkı şu süreçte buradan göründüğü gibi kriz dönemlerinde tek bir ses veren görünür bir siyaset oluşuyor. Kürtlerin bazılarının PKK'ya koşulsuz destek vermesinin altındaki nedenlere bakmamız gerekiyor. Nedir onlar; PKK'nın onlara vaat ettiği bir kimlik, onur, teslim olmama vs. var. PKK Kürtlerin dünyasından gaspedilmiş bazı değerleri onlara iade etme vaadiyle şiddete başvuran bir örgüt. Bu değerlerin Kürtlerin dünyasında ne anlama geldiğini anlamadan yapılacak her genelleme bizi yanlış yargılara götürür. O bir kısım Kürt'ün dünyasında sözünü ettiğim değerleri Türkiye demokrasisi yarattığı zaman herhalde PKK'nın vaatlerine ihtiyaç duyulmayacaktır.
Siyasette şiddet araç olur mu? Elbette hayır.
Peki DTP neden hâlâ PKK'nın kuyruğundan ayrılamıyor? Şiddeti üreten mekanizmalar üzerinde söz sahibi olmak ciddi bir siyasal otorite gerektirir. Bırakın DTP'yi PKK dahi silahı bıraktığı an kendi kadroları üzerinde yeterince etkili olmayabilir.
Bu sorun nasıl çözülür sence?
Sorun sadece Kürtlerin sorunuymuş gibi algılanmadığında çözülür! Çünkü sadece Kürtleri ilgilendirmiyor. Ben doğadaki adalete inanırım. Yanıbaşınızdakinin yaşadığıyla vicdanınız meşgul değilse biriken her kötülük sizi de içine alır. Kürtler yokmuş gibi davranılan bir tarih yaşandı. Ve bu çok uzun sürdü. Bu yok saymanın getirdiği sorunların yükü hepimizin dediğimiz zaman sorun çözülür.
Son mesajın. Aslında iki basit soru yeterli; hepimiz kendimize samimiyetle şunu sormalıyız; Biz Türkler ve Kürtler barışa sahiden inanıyor muyuz? Ve sahiden birlikte yaşamak istiyor muyuz? Ben bu sınavdan bu ülkenin geçeceğine inanıyorum. Benim cevabım tereddütsüz evet.
Zaman gazetesinde rahatlıkla Alevilik ile ilgili düşüncelerini duygularını dile getirebiliyor musun?
Açıkçası Alevilikle ilgili yazmayı çok tercih etmiyorum. Sadece kritik konularda söyleyecek bir şeyim varsa yazıyorum. Sünni toplumun Alevilik algısını analiz eden, onlara bir nevi ayna tutan yazılardı. Yayımlamak konusunda hiç sorun yaşamadım.
Sence Alevilerin kabullenilme sorunları var mı?
Elbette var! Osmanlı'nın çözemediği tek sorun Alevilik/Kızılbaşlık sorunuydu. O algının bugün de siyasette ve gündelik hayatta yansımaları yaşanıyor. Kürt sorunundan çok daha derin bir sorun aslında Alevilik.
Hangisi daha baskın geliyor? Kürtlüğün mü? Yoksa Aleviliğin mi?
Kürt kimliğim daha baskın. Dindar olmadığım için belki de Alevilik o kadar öne çıkmadı.
Açılımlara destek vermenin nedeni Zaman'da yazdığın için mi?
Ne bakımdan? Siz yazdığınız gazetenin politikalarına göre mi belirliyorsunuz görüşlerinizi?
Kızma hemen! Aynı soruyu bana da soruyorlar da o yüzden! İkimizin yerine cevap veresin dedim!
Açılıma destek veriyorum çünkü Türkiye'nin demokratikleşmesi gerektiğine inanıyorum.
Tamam bu işte. Ben de onu istiyorum!
Alevilerin büyük çoğunluğu CHP destekçisi. Senin tarafında nasıl bu durum? Yani ailende?
Evet. Doğru bir saptama. Benim ailem de başından itibaren CHP çizgisinden ayrılmadı.
Peki. Onur Öymen'in Dersim ile ilgili yorumunu nasıl buluyorsun?
Tarihin parladığı bir andı! Aynı gafı MHP'den biri yapsa hiçbir kıymeti olmazdı. Onur Öymen prototip bir Kemalist olduğu için tartışma bu kadar anlamlı seyretti. Ve bir işlevi oldu.
Öymen'in bu yorumu karşısında Alevilerin yeterince tepki gösteremediği fikrine katılıyor musun?
Öyle düşünmüyorum. İlk günden itibaren Alevi örgütleri çok canlı tepki verdiler. Nazi benzetmeleri, Hitler bıyığı falan vs. Tabii bu bilincin oluşmasında Alevi diyasporasının çok etkisi var.
Kılıçdaroğlu'nun gitgelleri ile ilgili ne düşünüyorsun?
Yapması gereken istifa etmekti. CHP'de kalmakla siyasi kariyerinde ona atfedilen iddiadan vazgeçtiğini gösterdi.
Sabah
|
16.10.2026 22:59
 |
Bingöl'de köy yolları değişiyor: Sırada kuzey ilçeleri var! |
Bingöl'de Yukarı Çavuşlar köyünün 7,5 kilometrelik yolu sıcak asfaltla yenilendi. Çalışmaların tamamlanmasının ardından yolu inceleyen Vali Cahit Çelik, kuzey ilçelerine hizmet verecek saatte 120 ton kapasiteli yeni asfalt plentinin ihalesine gelecek hafta çıkılacağı müjdesini verdi. |
|
16.10.2026 22:52
 |
En çok ölümün yaşandığı iller belli oldu: Bingöl kaçıncı sırada? |
TÜİK'in açıkladığı ölüm istatistiklerinde Bingöl'ün sırası dikkat çekti. Kentte bir yılda bini aşkın kişi hayatını kaybederken, komşu illerle arasındaki fark da ortaya çıktı. Peki, Bingöl Türkiye genelinde kaçıncı sırada yer aldı, zirvede hangi şehirler var? |
|
16.10.2026 16:55
 |
Bingöl'de 689 üniversite öğrencisine iş imkânı! |
Bingöl Üniversitesi ile İŞKUR iş birliğinde 689 öğrenci için Gençlik Programı düzenlenecek. Başvurular 19-23 Ekim tarihleri arasında alınacak, katılımcılar 27 Ekim'de noter kurasıyla belirlenecek. Öğrencilere katıldıkları her gün için 1.375 TL cep harçlığı ödenecek. |
|
16.10.2026 16:37
 |
Bingöl'de 135 kişilik alım yapılacak |
Bingöl İŞKUR İl Müdürlüğü ile İl Sağlık Müdürlüğü ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde toplam 135 kişi İşgücü Uyum Programı (İUP) kapsamında istihdam edilecek. Başvurular 19-23 Ekim tarihleri arasında alınacak, katılımcılar 27 Ekim'de noter kurasıyla belirlenecek. |
|
16.10.2026 16:04
 |
İstanbul'dan Bingöl'e gönül köprüsü: Yayla YBO öğrencilerine destek |
İstanbul Tuzla'daki öğrencilerin kendi elleriyle ördüğü atkılar ve yazdıkları notlar, Bingöl'ün Genç ilçesindeki Yayla Yatılı Bölge Ortaokulu öğrencilerine ulaştı. Genç İçin Bir Saat Derneği ve Minik Çocuklar Bingöl Grubu tarafından düzenlenen etkinlikte öğrencilere çanta, kırtasiye seti ve atkı hediye edildi. |
|
16.10.2026 15:37
 |
Bingöl'de kaç kişiye bir araç düşüyor? |
TÜİK, Eylül 2026'ya ilişkin araç istatistiklerini açıkladı. Bingöl'de kayıtlı araç sayısı artarken, kent nüfusu dikkate alındığında kaç kişiye bir araç düştüğü de ortaya çıktı. Peki, 282 bin 299 kişinin yaşadığı Bingöl'de her kaç kişiye bir araç düşüyor? |
|
|