KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
20 Ekim 2026 Salı

Ismet sezgin:türkiye'de 50 yeşil var

Siyasette 60 yıldır var. 81 yaşındaki İsmet Sezgin , Aydın Belediye reisiyken 27 Mayıs'ı, Gençlik ve Spor Bakanı'yken 12 Mart'ı, Maliye Bakanı'yken 12 Eylül'ü yaşadı ve bugünü değerlendirdi...

Ismet sezgin:türkiye`de 50 yeşil var
17 ŞUBAT 2009 SALI 08:37
0
1335
0
AA aa
Arkadaşlanyla Doğru Yol Partisi'nden (DYP) ayrılıp Demokrat Türkiye Partisi'ni (DTP) kurması 28 Şubat (1997) sürecinin yaşamasında ve Refah Partili koalisyon hükümetinin devrilmesinde etkili oldu. 1991-93 arasında İçişleri ve 28 Şubat sürecinden sonra kurulan Anasol-D hükümetinde Milli Savunma Bakanlığı yapan Sezgin; Ergenekon, faili meçhul cinayetier ve DYP'nin erime nedenlerini Adem Demir'e anlattı. Önemli bölümler.

Ergenekon yargı sürecini nasıl yorumluyorsunuz?

Hayatımda pek çok dava gördüm ama Ergenekon gibi gayriciddisini görmedim. Meczup mu, ajan mı, yoksa kullanılan bir tetikçi mi olduğu belirsiz bir kişinin iddiaları dikkate alınarak insanlar tutuklanıyor. Aralarında orgenerallerin bulunduğu sanıklar ne ile suçlandıklarını bilmiyorlar. Ama insanların kafasının karışmasına neden olan birtakım olaylar da var tabii.

JİTEM mensubu emekli askerlerle özel harekâtçılarda bulunan bomba ve silahları mı kastediyorsunuz?

Sorumsuz kişilerin birtakım işlere karıştırıldığı çok görüldü Türkiye'de. Çeşidi dönemlerde adına "Gladio", "Kontrgerilla", "Derin Devlet" ya da "JİTEM" denen birtakım oluşumlar gündeme geldi. Bütün devleüer bazı işlerini, devlet görevlisi olmayan kişilere gördürür. "Derin devlet" ABD'de de var, Avrupa ülkelerinde de. 1980'de Asala ve PKK ile mücadele adına birtakım kişilere görev ve sorumluluk verildi. Devlet bu kişileri kullandı. Vakti gelince bu kişiler de devleti kullandılar.

İçişleri Bakanlığınız döneminde kamu görevlisi olmayanlar kullanıldı mı?

O dönem ekip olarak terörle mücadelede yoğun bir çaba içine girdik. Bana gelip "siz niye bu kadar Abdullah Ocalan ile uğraşıyorsunuz. İzin verin terörü bitirip size onun kellesini getirelim" diyen birçok kimse oldu. Ama isim vermem. Onlara, Türk devleti bu konuyu hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı çerçevesinde yapacaktır, dedim.

Sonra bu kişileri başka idareciler kullanmış olabilir mi?

Benden sonra "terör örgütünün kökünü kazıma" düşüncesiyle yeni birtakım konseptler hazırlandı, farklı örgütlenmelere gidildi. Bu arada da öyle görülüyor ki bazı sorumsuz kişilere görev verilmiş. Bu kişilerin daha sonra kendilerine verilen yetkileri suiistimal etmiş ve devletin imkânlarını çıkarları için kullanmış oldukları anlaşılıyor. Kimi devlet yöneticisine göre demek ki, onca asker ve polis devleti koruyamıyor.

Türkiye'de bir dönem çok faili meçhul cinayet işlenmesinin nedeni bumu?

Faili meçhul cinayetlerin çoğunun izah ettiğim tarzda görevlendirilen kişilerce yapıldığını düşünüyorum. Terörle mücadele adına oluşturulan teşkilatların kliklerindeki çekişmeden de kaynaklandı bu. Bir de iç menfaat çekişmeleri sonucunda cinayetler işlendi. Mesela PKK, örgüte ihanet ettiğini ileri sürdüğü pek çok kişi infaz etti. Bunları devlete mal etmeye çalıştı.

"İşi bize bırakın terörü bitirelim" diyenler Abdullah Çatlı ve "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım olabilir mi?

Israr ediyorsunuz ama isim vermem. Üstelik "Yeşil" de efsane oldu. Türkiye'de belki 50 tane Yeşil vardır. Beni, Yeşil ya da diğerleri ilgilendirmiyordu. İşleri, bölgede görevli yetkililerle yürüttüm ama başkasının nasıl yürüttüğüne karışmam.

Rutin dışına çıkma hadiseleri daha çok hangi dönemlerde yaşandı?

Faili meçhullerin yaşandığı ve devlet görevlisi olmayan kişilere devletin iş gördürdüğü dönemler, demokrasinin en az olduğu dönemlerdir. Rutin dışına çıkmanın başladığı tarih: 12 Eylül 1980 askeri darbesidir. Sonrasında da oldu.

Bir grup arkadaşınızla DTP'yi kurmanızın akabinde Refahyol hükümetinin devrilme süreci başladı. Ardından Refah Partisi kapandı, DYP küçüldü, merkez sağ dağıldı. Bu tablonun oluşmasında katkınız yok mu?

28 Şubat yaşanmasaydı askeri darbe olurdu. O dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, "Nizamiyeden döndük" demişti. Demek ki; asker ihtilalden son anda vazgeçmiş. Üç darbeyi yaşamış biri olarak sizi temin ederek söylüyorum: Asker darbe yanlısı değil. Asker, yapılan darbelerle bir yere gidilmediğini ve sorunların çözülmediğini gördü. Ama halktan oy alarak iktidara gelemeyeceğini bilen bazı siyasiler her zaman askerileri darbe konusunda kışkırttı. Bu acı gerçektir. Askerlere "Cumhuriyeti koruma kollama" görevi verilmiştir. Siyasiler ve siyasi kurumlar demokrasiyi içlerine sindiremedikleri, ülkenin imkânlarını çıkarları için kullanarak meydana getirdikleri kaostan dolayı darbeler yaşanıyor.

DYP'nin ağır topları olarak sizler daha sonra partiden birer birer koptunuz.

Büyük bir kitle partisi olan DYP, aile partisine dönüştürüldü. Demokrasinin çoğulcu, katılımcı, özgürlükçü bir rejim olduğuna inanmayan kişilerin başa getirilmesinin partiyi getireceği nokta buydu. Bugün Türkiye'nin çektiği bütün sıkıntının sebebi de partilerde, parti içi demokrasinin olmayışıdır. AKP'de tek güç Recep Tayyip Erdoğan'dır. En küçük ilçenin belediye başkanını bile o seçiyor. 195S'te Aydın'da Adnan Menderes'e rağmen Belediye Başkanı oldum. Aradan 54 sene geçti. Bu sürede parti içi demokrasi anlayışında geri gittik. Bugün Deniz Baykal ve Erdoğan'ın hem de kendi seçim bölgelerinde istemedikleri hiçbir adam aday dahi olamaz.

DYP'de kalıp mücadele etmediğinize pişman mısınız?

Eski arkadaşlarla biraraya geldiğimizde "keşke bu hale gelmeseydik" diyoruz. Ama o partide kalıp mücadele edemezdik. Çünkü genel başkanımızın kaynağı belli olmayan muazzam bir serveti vardı. Hesabı verilemeyecek o servetin bekçiliğini bizler yapamazdık. DYP'nin 1993'teki kongresinde yaşanan genel başkan değişikliği olayların rayından çıkmasına yol açtı. Çiller'in genel başkan seçilmesi hem partinin çöküşünün başlangıcı oldu hem de Türkiye'yi bugünlere hazırladı.

Bir ara çok dillendirilen "Özel Çiller Örgütü" var mıydı?

Bir örgüt olduğu kesindi. Partiyi de devleti de Özer Çiller yönetti. Pek çok bakan ve milletvekili arkadaşlarımızın muhatabı oydu. Adres gösteriliyordu.

haber 7

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
20.10.2026
21:58
Bingöl`de 350 öğrenciye trafik eğitimi verildi
Bingöl'de 350 öğrenciye trafik eğitimi verildi
Bingöl İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, iki lisede düzenlenen eğitimlerde öğrencilere trafik kuralları, trafik levhaları ve güvenli davranışlar hakkında bilgilendirmede bulundu.
20.10.2026
19:43
Baraç`tan Bingöl Millî Eğitim Müdürlüğüne liyakat çağrısı
Baraç'tan Bingöl Millî Eğitim Müdürlüğüne liyakat çağrısı
DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, atama ve görevlendirmelere ilişkin iddiaların açıklığa kavuşturulmasını isteyerek, 'Bingöl Millî Eğitim Müdürlüğü hiçbir sendikanın arka bahçesi olamaz' dedi. Baraç, AK Parti Bingöl Milletvekili Zeki Korkutata'ya da çağrıda bulundu.
20.10.2026
19:19
Bingöl`de 65 yaş üstü kaç kişi var? TUİK açıkladı!
Bingöl'de 65 yaş üstü kaç kişi var? TUİK açıkladı!
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye'de yaşlı nüfusun en fazla bulunduğu ili açıkladı. Bingöl'de yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı yüzde 8,8 olarak hesaplandı. Kentin verileri, bölge illeriyle karşılaştırıldığında dikkat çeken bir tablo ortaya koydu.
20.10.2026
18:22
Bingöllü kadınların el emeği Mısır`da sergilendi
Bingöllü kadınların el emeği Mısır'da sergilendi
Bingöl Aile Destek Merkezi-2'de (ÂDEM-2) Bakır İşlemeciliği Kursu'na katılan kadınların hazırladığı ürünler, Mısır'ın başkenti Kahire'de düzenlenen uluslararası fuarda sergilendi.
20.10.2026
15:06
Bingöl`de 30 bin TL ödüllü ses yarışması başlıyor!
Bingöl'de 30 bin TL ödüllü ses yarışması başlıyor!
Bingöl Gençlik Merkezleri tarafından düzenlenen 'Sesimin Yankısı' ses yarışması için başvurular 21 Ekim'de başlıyor. Türk Halk Müziği kategorisindeki yarışmada dereceye girenlere toplam 30 bin TL ödül verilecek. Ön elemeler aralık ayında yapılacak..
20.10.2026
14:43
Fon vurgununda 10 milyon üzeri kazançların iadesi istenecek
Fon vurgununda 10 milyon üzeri kazançların iadesi istenecek
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sorunlu fonların tasfiyesinde ilk etapta 10 milyon TL ve üzerinde reel kazanç elde edenlerden iade talep edileceğini açıkladı. Şimşek, gönüllü iade yapılmaması durumunda hukuki sürecin işletileceğini bildirdi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın