KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
19 Ekim 2026 Pazartesi

Ergenekon belgelerini görünce, ürperdi

Genelkurmay Adlî Müşaviri em. Tümgeneral Erdal Şenel, "Ergenekon'un ne olduğunu bilmiyordum. Emniyette gösterilen belgelerden ciddi ve derin bir yapılanma olduğunu fark ettim ve ürperdim" diyor...

Ergenekon belgelerini görünce, ürperdi
23 ŞUBAT 2009 PAZARTESİ 08:38
0
1179
0
AA aa
Ekrem Dumanlı'nın köşe yazısından bir kesit

Ergenekon'un ne olduğunu bilmiyordum. Emniyette gösterilen belgelerden Ergenekon'un çok ciddi ve derin bir yapılanma olduğunu fark ettim ve ürperdim." diyor eski Genelkurmay Adlî Müşaviri emekli Tümgeneral Erdal Şenel. Malum olduğu üzere, Şenel de bir süre önce Ergenekon'a üye olmakla suçlanmış, gözaltına alınmış ve sorgu sonrası tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

Şimdi anlıyoruz ki daha önce Ergenekon adlı bir derin yapılanmayı kabul etmeyen adlî müşavirin kanaati 'belgeleri görünce' değişmiş. Şenel bu işleri bilmeyen bir insan değil; buna rağmen değişmiş. Vaktiyle (1995-2003) Genelkurmay'ın hukuk müşavirliğini yapmış bir insan konuşuyor. O dönemde JİTEM sanıklarını kolladığı, hatta Ergenekon sanıklarından emekli Tuğgeneral Veli Küçük ve Albay Arif Doğan'ın yargılanmamasını sağladığı iddia edilmişti. 28 Şubat döneminde bazı askerî savcı ve hâkimlere baskı yaptığı da iddialar arasındaydı. Böyle tecrübeli bir isim 'belgeleri görünce' diye başlıyor ve önemli itiraflarda bulunuyor. Kime? Hürriyet Gazetesi'ne. Gazetenin bazı yazarları da bu itirafı dikkate alıyor mu acaba? Her neyse...

Önemli olan şu: 'Belgeleri görünce' fikri değişen ilk insan Şenel Paşa değil. Sorguya alınan her sanık, büyük bir değişim yaşıyor. Kimi polislerin çok modernleştiğini, eski yıllara göre daha bilimsel çalıştığını söylüyor; kimi de savcıların soğukkanlı kalması ve teknik sorular sorması karşısında duyduğu şaşkınlığı anlatıyor. Sözün özü; ifade vermeye giden Ergenekon sanıkları bir başka havayla dışarı çıkıyor.

Sanıklardaki büyük değişimin nedeni

Nereden nereye? 12 Eylül darbe döneminde sorgu süresi doksan güne çıkarılmıştı. Öyle ki, doksan günlük işkenceye katlanabilenler, darbecilerin adaletli sistemine (!) boyun eğmek zorunda kalır, işkencecileri tarafından adliyeye sevk edilir; sonra yeni bir izinle doksan gün daha sorgulanırdı. İşkencenin onlarca çeşidine başvurulurdu o dönemde. İşkenceye dair her şey vardı; sadece delil yoktu. Önce suçlu belirlenir; sonra o suçlunun itirafı sağlanırdı. İtiraf etmeyenin vay haline!

Şimdi her sanık en fazla dört gün sorgulanabiliyor karakolda. Hukuki sürecin başlayabilmesi için önce delil toplanıyor, savcı mahkemeye başvuruyor, hâkim emriyle sanıklar polisler tarafından karakola getiriliyor. Ne bir fiske atılıyor sanıklara ne bir kötü söz sarf ediliyor. Türkiye'ye yakışan da budur. İnsanların evine, ofisine gidiliyor ve arama sanıkların avukatlarıyla yapılıyor. Her şey avukatlar nezaretinde kayıt altına alınıyor. Mahkeme kararı alınarak şüpheliler dinleniyor. Mahkeme kararı olmaksızın yapılan dinlemeler delil sayılmıyor. Bu süreç sonunda zanlılar adliyeye çıkarılıyor. Adliye delillere göre sanıkları ya serbest bırakıyor veya tutukluyor. Tabii ki bu süreç işlerken bazı hatalar yapılabiliyor; ancak ana mecra bu; soruşturmalar böyle bir yol izliyor.

Özetlemeye çalıştığım bu medenî soruşturma safhaları sonunda zanlıların önemli bir kısmı ya 'belgeleri görünce ürperdim' diyor veya susmayı tercih ediyor. Oysa bunlar arasında tumturaklı konuşmayı seven çok adam var. Erol Mütercimler'den Erhan Göksel'e kadar çok geniş bir yelpazede zanlılar ya susmayı tercih etti ya da kısık sesli birkaç kelam etmeyi. Korktular mı? Hayır. Mesela televizyon ekranlarına bir hayli aşina olan emekli Orgeneral Kemal Yavuz'un sorgu sonrası serbest bırakıldığında bir şeyler söylemesini bekliyordu gazeteciler. Beklenen olmadı. Yavuz Paşa, 'Devletin güvenlik teşkilatına adalet düzenine saygım devam ediyor.' dedi. Eski Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Tuncer Kılınç da benzer bir tavırla güvenlik güçlerine duyduğu itimadı dile getirdi. ATO Başkanı Sinan Aygün de serbest bırakıldıktan sonra daha mutedil sözler sarf etmişti. Emniyet muhabirliği yapıp, Emin Çölaşan'ın minik kuşu olarak nam salan Ünal İnanç soruşturmayı yürütenlere övgüler düzmüştü. Şüphesiz en ilginç örneği Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı İlhan Selçuk vermişti. Selçuk da serbest bırakıldığında polislerin beyefendiliğinden uzun uzun bahsetmişti. Hayatı cuntacılık suçlamaları altında geçmiş yazarın gözlemleri tabii ki önemliydi. O bile sanıklara ne kadar kibar davranıldığını anlatmak zorunda kalmıştı. Sorgu esnasında gördüğü belgeleri kamuoyu bilmiyor henüz. Ek iddianame yayınlandığında hem kendisinin hem de Ankara temsilcileri Mustafa Balbay'ın neyle suçlandığını herkes öğrenmiş olacak. Şimdilik görebildiğimiz, sanıkların masaya konulan belgeler ve o çerçevede sorulan sorular karşısında şaşkınlık yaşamaları ve hayret duygusuna kapılmaları. Arada bir savcılara tehdit savurması rol gereği...

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Sanıkların dört günlük sorgusunda en küçük bir işkence iddiası gündeme gelmedi. Tam aksine, herkese çok iyi davranıldığını sanıkların ağzından duyduk. Halbuki daha beş-on yıl önce bu tür dosyalarda hep işkence iddiaları yer alırdı. Mesela şimdi Ergenekon sanığı olarak yargılanan polis müdürü Adil Serdar Saçan hakkında defalarca işkence şikâyeti yapılmıştı. Vatan Emniyet binasından zanlıların feryadı yükselirdi. O günkü emniyet muhabirleri bile anlatıyordu bu işkenceleri. Nitekim bazı şikâyetler haklı bulundu. Neyse ki bu insanlık dışı uygulamalar sona erdi. Şimdi sorguya alınanlar polisleri övüyor, savcıları takdir ediyor, hâkimleri tebrik ediyor...

Bir fiske bile yemeden itiraflarda bulunan sanıklar sıradan insanlar değil. Aralarında gazeteciler var, sendikacılar var, emekli ve muvazzaf subaylar var, parti üyeleri var... Sanıklardaki büyük değişim neden? Korkudan mı? Hayır. Üstelik şu ana kadar yaşadıkları hayat, onların korkacak ve sinecek insanlar olmadığını yeterince ispat ediyor.

Sabote etme teşebbüslerinin püf noktası

Anlaşılan o ki Ergenekon'dan sorgulanan insanların önüne somut bilgiler ve belgeler konuluyor. Zaten yerin altına gömülü bulunan cephanelikler, krokiler, suikast planları, katliam listeleri, kaos şemaları ortaya çıktıkça vatandaş Ergenekon adlı yapının ne kadar derin ve tehlikeli olduğunu gördü. Bu saatten sonra Ergenekon'u sulandırmak, savsaklamak, örtbas etmek mümkün değil. Yine de bazıları Ergenekon davasını sulandırmak için elinden geleni ardına koymuyor. Başta bazı gazete ve gazeteciler. Sanki bir fikir kulübünden bahsediliyormuş gibi yapanlar var. Oysa karşımızda kaos çıkararak ülkeyi antidemokratik rejimlere sürüklemek isteyen Baasçıları model alan bir örgüt bulunmakta. Bunu gizlemek kimsenin işine yaramaz. Hele bir siyasi partiye, ya da onun liderine hiç yakışmaz.

Ergenekon'u savsaklama çabası ne zaman biter? Belki onlar da bir gün 'belgeleri görünce ürperdim' diyecek bir noktaya ulaşacak. Ek iddianamelerde ortaya çıkacak belgelere önyargısız bakmak gerekiyor ki objektif ve insaflı haberler yapılabilsin. Burada tek bir istisna var: Somut ve hukukî belgelerde kendi adlarına rastlayanlar çıkarsa ne olur? Sanırım Ergenekon soruşturmasının ve onu sabote etme teşebbüslerinin püf noktası da bu soruda düğümlenmiş gözüküyor. Bekleyip göreceğiz.

(Zaman)

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
19.10.2026
01:00
Fon tasfiyesinde 40,8 milyar TL ödendi: Yatırımcı sayısı 45 bini aştı
Fon tasfiyesinde 40,8 milyar TL ödendi: Yatırımcı sayısı 45 bini aştı
Fon Koordinasyon Kurulu'nun altıncı toplantısında tasfiye sürecindeki yatırım fonlarının son durumu ele alındı. Üç portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 66 fonda 45 bini aşkın yatırımcıya yönelik 40,8 milyar liralık ayni ve nakdi tasfiye işlemi tamamlanırken, tasfiye sürecindeki fon sayısı 131'den 65'e geriledi.
18.10.2026
23:40
Bingöl`de iki ayrı trafik kazası: 2 ölü, 4 yaralı
Bingöl'de iki ayrı trafik kazası: 2 ölü, 4 yaralı
Bingöl-Muş ve Bingöl-Erzurum karayollarında meydana gelen iki ayrı kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı. Ilıcalar beldesi yakınlarında beton menfeze çarpan otomobildeki 2 kişi yaşamını yitirirken, 1 kişinin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
18.10.2026
23:16
Baraç`tan eğitim eleştirisi;
Baraç'tan eğitim eleştirisi; 'Belirsizlikler giderilmeli'
DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç; 20'nin üzerinde okulda sürdüğünü belirttiği tadilat çalışmaları, servis sorunları ve yönetici atamalarındaki gecikmelere dikkat çekerek İl Millî Eğitim Müdürlüğünden açık takvim ve şeffaf bilgilendirme istedi.
18.10.2026
23:12
Protesto ile başlayan maçta 4 gol!
Protesto ile başlayan maçta 4 gol!
Kendi sahası olmadığı için her hafta başka bir şehirde sahaya çıkan 12 Bingölspor, Kütahyaspor karşılaşmasına futbolcularının bir dakika boyunca çömelerek yaptığı protestoyla başladı. Sahadaki mücadelede Koray Yağcı'nın iki golüyle öne geçen Bingöl temsilcisi, 2-2'lik beraberlikle bir puan aldı.
18.10.2026
23:11
Eğitim-Bir-Sen Bingöl 2 No`lu Şube güven tazeledi
Eğitim-Bir-Sen Bingöl 2 No'lu Şube güven tazeledi
4. Olağan Genel Kurul'da yeniden göreve gelen Prof. Dr. Hüseyin Çaldak, Bingöl Üniversitesi'ndeki akademik ve idari personelin hakları, liyakatli atamalar ve adil kadro süreçleri için mücadele edeceklerini belirtti.
18.10.2026
23:10
Bingöl`de bir haftada 34 şüpheli yakalandı: 3 kişi tutuklandı
Bingöl'de bir haftada 34 şüpheli yakalandı: 3 kişi tutuklandı
Bingöl'de emniyet ekiplerinin bir haftalık çalışmalarında uyuşturucu maddeler, ruhsatsız silahlar ve çeşitli suç aletleri ele geçirildi. Aranan 24 kişinin de yakalandığı çalışmalarda 6 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın