KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
26 Ekim 2026 Pazartesi

Başbakan'dan kerkük için uyarı

CNNTurk'e konuşan Başbakan Erdoğan ülkeninin gündemindeki konulara değinirken Kuzey Irak'taki gelişmelere dikkat çekti ve Kerkük'ü yakın takibe aldıklarını açıkladı

Başbakan`dan kerkük için uyarı
06 EYLÜL 2006 ÇARŞAMBA 22:41
0
1310
0
AA aa
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Şehitler, bizim canımız, ciğerimiz her şeyimiz. Biz bu tür haberler duyduğumuz zaman yüreklerimiz parçalanıyor. Şu anda komuta kademesinin yüreği dağlanmıyor mu? Onlar da ellerinden geleni yapıyor. Bu terör belasıyla bu mücadele sürecek'' dedi.

 Erdoğan, CNN Türk'ten canlı olarak yayımlanan programda Gürkan Zengin'in sorularını yanıtladı. Erdoğan, ''Türkiye'nin Lübnan'a asker göndermesi konusunda içiniz rahat mı'' sorusu üzerine, şunları söyledi: ''Sorumluluğun gereği yerine geliyorsa tabii ki rahat olursunuz. Biz şu anda böyle bir sorumluluğun gereğini yerine getirdik. Tüm ilgili birimlerle bunu enine boyuna istişare ettik, en sonunda tüm milletvekillerimizle bunun sorgulamasını en iyi şekilde yaparak değerlendirmesini yaptık.

 Genel Kurul'a getirdik, Parlamento da kararını verdi. Bundan dolayı, şu anda sorumluluğumuzu yerine getirmekte olduğumuz inancındayız.'' ''Lübnan'a Kaç asker gidiyor?'' sorusuna Erdoğan, '' Şu anda sayısal olarak yapılmış herhangi bir değerlendirme yok. Belki Genelkurmayımızın kafasında oluşmuş bir sayı olabilir. Tabii o safhada değiliz'' yanıtını verdi. Erdoğan, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a Lübnan'a gönderilecek asker sayısı konusunda herhangi bir rakam vermenin söz konusu olmadığını söylediğini belirterek, asker ve diplomatlardan oluşan bir heyetin New York gideceğini ve burada yapılacak görüşmelerden sonra buna göre bir güç belirleneceğini söyledi.

 ''Kamuoyunun Lübnan'a asker göndermeye pek sıcak bakmadığı görülüyor, sizin kanaatiniz ne'' sorusuna Erdoğan, şu karşılığı verdi: ''Biz bu işe başlarken rastgele girmedik, önce bazı şartların oluşmasını bekledik. Bu şartlar neydi? Bu şartların bir tanesi BM Güvenlik Konseyi'de bir kararın çıkması gerekiyordu. Bazıları diyorlar ki 'Efendim hemen üzerine atladı.' Biz hiç bir şeyin üzerine hemen atlamadık. İkincisi ise ateşkesin ilan edilmesi ve uygulamasını bekledik.

Üçüncü şartımız da şuydu: istisnasız bütün tarafların bir kez barışı korumaya yanaşmasıdır. Çünkü, biz oraya barışı tesis etmeye değil, tesis edilmekte olan barışı korumak için gitmeye karar verdik. Dördüncü önemli bir beklentimiz vardı, o da şuydu: Biz orada, herhangi bir silahlı grubu silahsızlandırmak için gidemeyiz. Askerimiz gidip ev ev dolaşacak, silah arayacak, bulacak... Böyle bir görevimiz yok.''

 -FİLİSTİN SORUNU-

 Filistin sorunu konusunda, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Başbakan İsmail Haniye ve İsrail Başbakanı Ehud Olmert ile görüşmeler yaptığını hatırlatan Erdoğan, ''Biz, sayın Olmert'e şunu söyledik: Şu bombaları biraz durdurun. Biz bu askeri ne yapıp, yapıp teslim edeceğiz. İsrail Başbakanı Olmert'e, bir şey sordum: Bize güveniyor musunuz? 'Güveniyorum.' 'İnanıyor musunuz?' 'İnanıyorum.' 'Ama bak devam ettiniz, lütfen şunu durdurun' dedik. Ne yazık ki durdurmadılar. Bana güvendiklerini, inandıklarını söylediler, ama durdurmadılar'' diye konuştu. ''İsrail'in tavrı ortada. Şimdi İsrail'e nasıl güveneceksiniz?'' sorusuna da Erdoğan, ''Şu anda devrede BM Güvenlik Konseyi var. Bunun içinde Amerika, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa, Almanya ve diğer ülkeler var. Böyle bir güç Mavi Hatta ne yapacak? Yerleşecek. Burada İsrail'in de onlardan böyle bir talebi var'' karşılığını verdi.

 Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün yaptığı temasları da anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti: ''Tarafların kabulü çok önemli. Irak'ta bizden ikinci tezkereyi istediler. Biz ikinci tezkereyi TBMM'den geçirdik o zaman ama daha sonra dediler ki 'istemiyoruz'. 'İstenmiyoruz' deyince, 'biz istenmediğimiz yere gitmeyiz' dedik ve gitmedik. Amerika'nın o zaman talebi vardı, Irak'ın talebi vardı, ama kuzeyden böyle bir tepki gelince, 'istenmediğimiz yere gitmeyiz' dedik ve gitmedik.

Burada da böyle bir şey olsaydı yine gitmezdik. Ama burada Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora sürekli aradı. Bugün de tebrik için aradı. 'Bizim misafirimiz olacaksınız' dedi. Keşke 1 Mart'ta Irak'a girseydik. Gitmeliydik. Gitmiş olsaydık. Bugünkü tablo olmazdı, bugün çok daha farklı bir tablo olurdu. Ben bunu açıkca söylüyorum. İnanarak altını çizerek söylüyorum. Şu andaki olumsuz tablo bugün böyle olmayacaktı. Ben bunu savunuyorum, arkasındayım. Irak'ta bize verilecek bölge belli idi. Neresiydi Kuzey Irak. Biz asker göndermedik. Peki Asker göndermediğimiz halde şu anda bizim kaybımız yok mu? Amerika'dan sonra en çok kayıp bizim. İngilizlerden daha fazla kaybımız var. Kim bunlar? Şoförümüz, mühendisimiz, işçimiz, orada çalışanlar maalesef orada iki ateş arasında kalıyorlar.''

-ASKERLİK-

Askerlikle ilgili bir açıklama yaptığını da anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti: ''Yaptığım açıklamanın önünü arkasını görmeden, sadece 'Askerlik yan gelip yatma yeri değildir' ifadesini kullanmak suretiyle bunu sağa sola çekmek isteyenler oldu. Askerlik bir heyecanın, bir aşkın, imanın gereği yapılan bir iş. Askere giden niçin gidiyor? Analarımızın o yaktığı ağıtlar, 'git oğlum git ya gazi ol ya şehit.' O günkü konuşmamda bu da var. Kına yakarlar. Bizde kına biliyorsunuz iki yerde yakılır. Bir askere giderken, bir de kızını evlendirirken. Bu hassasiyeti bilmeyenler, görmeyenler benim bu ifademi adeta şehitlikle, şehit analarıyla bir alay gibi nitelemeye çalıştılar.

 Haşa şehitlik bizim en kutsal müessesemizdir. Şehit analarına olan saygımız her zaman daimdir, ama askerliğin kaderi bu. Askere giden insan kim olursa olsun bu tür bir şeyle karşı karşıya kalabilir. Ha bugün terör bölgesi var, bundan dolayı o bölgeye kurasını çekenler, düşenler... Bunlar özenle seçilip de gönderilmiyor ki, bilgisayarla seçiliyor. Ahmet olmazdı, Mehmet olurdu, Hasan olmazdı Hüseyin olurdu, bundan kaynaklanan şeyler. Dolayısıyla 'Vatan sağ olsun, devletimiz sağ olsun, bir gider 2 gider' diyenler var.''

-''BİZ YAN GELİP YATMIYORUZ''-

Erdoğan, ''Devlete hakkımı hela etmiyorum diyenler de var'' şeklindeki sözler üzerine, şunları kaydetti: ''Ben burada medyamızdan müştekiyim. Bu işi farklı bir yöne çekme gayretleri, bilerek ya da bilmeyerek, ülkemizde bu havayı doğurur. Ben mesela geçenlerde bir tanesine telefon açmadım, bir tanesine açtım. Telefondaki açıklamalar, komutanların yakasına sarılmalar. Şimdi telefonda aynı durumla ben de karşılaşırsam bunu mu dinleyeceğim ben. Ama öbürüne açtım. Öbürü de tam aksi. O da 'Vatanımız sağ olsun, sizler sağ olun, sizler koşturuyorsunuz, didiniyorsunuz.' O da bana tam aksine bir taraftan da dualar etmeye çalıştı. Biz yan gelip yatmıyoruz ki, biz de koşuyoruz. Bazı köşe yazarları gazetelerinde 'Başbakanlık yan gelip yatma yeri değil.' Başbakanın nerede yan gelip yattığını görüyorsun. Bizim gecemiz, saatimiz, o köşesinde yazı yazanların saatleriyle aynı değil. Ölçsün, biçsin bakalım, kaç saat Başbakan yatıyor, kaç saat kendisi yatıyor.' ' Erdoğan, şehit aileleriyle ilgili yaralayıcı bir ifade kullanmadığını da belirtti.

 Erdoğan, şunları söyledi: ''Böyle birey olabilir mi? Şehitler bizim canımız, ciğerimiz, her şeyimiz. Biz bu tür haberler duyduğumuz zaman yüreklerimiz parçalanıyor. Şu anda komuta kademesinin yüreği dağlanmıyor mu? Onlar da ellerinden geleni yapıyor. Bu terör belasıyla bu mücadele sürecek. Bunun şartları belli. Kesip at, bitsin... Böyle birey değil ki. Dünyada herkes bu terör belasıyla bu şekilde uğraşıyor. Ama bunun istismarını yapanlar siyasiler. Bu ülkede geçmişte bu işi yaptılar. Ne oldu? Bitirdiler mi bu işi? Hayır. 2000-2004 arasında terördeki azalma adeta şimdi bunun için bir fırsat oldu. Ülkemizde öyle günler öyle haftalar gelmiştir ki biz bir günde 38 tane teröre kurban vermişiz.''

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
26.10.2026
20:35
Okullarda ortak sınav dönemi değişiyor!
Okullarda ortak sınav dönemi değişiyor!
Millî Eğitim Bakanlığı, Ortak Yazılı Sınav Sistemi'nin uygulama esaslarını açıkladı. 2026-2027 eğitim öğretim yılında belirli sınıf ve derslerde kullanılacak sistemde açık uçlu sorular öne çıkarken, sınavların hazırlanması ve değerlendirilmesinde öğretmenlerin rolü devam edecek.
26.10.2026
20:31
35 günlük çalışma çare olmadı: Mezra sakinleri mıcır istiyor!
35 günlük çalışma çare olmadı: Mezra sakinleri mıcır istiyor!
Bingöl'ün Genç ilçesindeki 12 haneli Osmanlı Mezrası'nda, geçen yıl yapılan çalışmalar yol sorununu çözmedi. Yağışlarla çamura dönen yaklaşık 2 kilometrelik yolun mıcırla kaplanması isteniyor.
26.10.2026
19:37
12Bingölspor Alanya`da tur arayacak!
12Bingölspor Alanya'da tur arayacak!
Ziraat Türkiye Kupası'nda heyecan dorukta! 12 Bingölspor, 3. Eleme Turu'nda Süper Lig temsilcisi Corendon Alanyaspor'a konuk oluyor. Yeşil-beyazlılar, 27 Ekim Salı günü saat 20.30'da başlayacak mücadelede rakibini geçerek kupada adını bir üst tura yazdırmayı hedefliyor. Mücadele A Spor kanalından canlı olarak ekranlara gelecek.
26.10.2026
18:50
Bingöl`ün
Bingöl'ün 'Ekrem Baba'sı Ekrem Çelik hayatını kaybetti
Bingöl'de görev yaptığı dönemde halkla kurduğu sıcak ilişkilerle gönüllerde yer edinen, 'Ekrem Baba' olarak tanınan eski İl Emniyet Müdürü Ekrem Çelik, hayatını kaybetti. Bir süredir rahatsızlığı bulunan Çelik, yarın Ankara'da son yolculuğuna uğurlanacak.
26.10.2026
17:35
Bingöl`ün asırlık Divan Geleneği kültürel miras envanterine giriyor
Bingöl'ün asırlık Divan Geleneği kültürel miras envanterine giriyor
Genç ilçesi Sürekli köyünde bayram sabahlarında yaşatılan gelenek için envantere kayıt kararı alındı. Kültür ve Turizm Bakanlığının onay vermesi hâlinde Bingöl'ün ulusal envanterdeki kültürel miras unsuru sayısı 10'a ulaşacak.
26.10.2026
17:00
Bingöl`de geleceğin basketbol yıldızları aranıyor
Bingöl'de geleceğin basketbol yıldızları aranıyor
Bingöl'de genç basketbolcular için önemli bir fırsat kapıda. 12 DABO Basketbolcu Tarama Programı kapsamında Bingöl'de yapılacak il seçmeleri, 10 Kasım'da Karşıyaka Spor Salonu'nda gerçekleştirilecek.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın