KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
25 Ekim 2026 Pazar

Aziz başkan!

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın yaşadığı hayal kırıklığını anlıyorum.
İsyan edebilir, öfkelenebilir. Bu kaybetmişlik duygusuyla yakın uzak çevresine küsüp kırılabilir. Bunları çok doğal karşılarım.
Fenerbahçe için en azından son 20 yılda adanmışlıkla yaşanan şu süreç, böylesine bir hayal kırıklığına neden olmamalıydı.

Aziz başkan!
17 MAYIS 2006 ÇARŞAMBA 23:08
0
1188
0
AA aa
Ama hayat devam ediyor.
Fenerbahçe Başkanı'nın sükunetle böyle bir değerlendirme yapmasını diliyorum.
O değerlendirmeye katkıda bulunmak isterim.
Öncelikle yeni bir konsept belirlemeli Aziz Başkan...

Fenerbahçe düşmanlığı
O konsept artık "biri ve diğerleri" olamaz, olmamalı!
Fenerbahçe, kökü Ali Şen'in başkanlık dönemine kadar uzanan yakın geçmişte, hemen her kurumla, kurumların başındaki insanlarla, kulüplerle, kulüplerin başındaki insanlarla hem kurumsal, hem de kişisel çatışmalara girişti.
Ne federasyonla uzlaştı, ne de kulüplerle...
Yetmedi, Kulüpler Birliği'ne sürekli uzak durdu. Vakfı karşısına aldı, Merkez Hakem Kurulu da zaman zaman Fenerbahçe'nin öfkelerine hedef oldu.
Hemen her kurumun karşısında, sistemin, kuralların ve yönetmeliklerin dışında bir yalnızlığa itildi Fenerbahçe...
Gücü ve başarıyı, tüm takımlar, kurumlar, kurallar ve kulüplerin üstünde bir egemenlik anlayışı ile yorumladı.
Sayın Başkan kendisini, teknik direktörünü, sporcusunu eleştirenlere, beklemediği kendince yanlış karar alanlara çok haksız bir etiket yapıştırdı: Fenerbahçe düşmanlığı... Bu zehirli terminolojiyi, taraftarlarına da bulaştırdı.

Yanlış politikalar
Daum'u yetersiz gören, Alex'i ya da Tuncay'ı eleştiren kişiler, yönetmeliklere aykırı fiilleri cezalandıran kurullar ve kurumlar, yabancı sayısını 6 sınırında tutan federasyon, hep aynı zehirli damgayı yedi: Fenerbahçe düşmanlığı!
İletişimde gereksiz konuşma ve polemiklerden kaçınma gibi doğru seçilmiş yöntemleri, kendilerince gerekli gördükleri zaman terk ettiler.
Rakip kulüp başkanlarını, spor adamlarını aşağılayan, onların sorunlarıyla alay eden , insanların iyi niyetini, sportif duygularını körelten inanılmaz davranış bozuklukları sergilediler. Muhatapları ile düzeysiz, kötü örnek sayılabilecek atışmalara giriştiler.
Herkesten ve her kurumdan saygı bekleyen Aziz Başkan, maalesef kendisinden beklenen saygıyı esirgedi.
Medya ile karşılıklı anlayış ve iyi niyet ilişkilerinin tamamen dışında, medyaya basın toplantılarıyla sınırlı, çoğunlukla kapalı bir kulüp politikası belirledi. Kulüp televizyonu ile kulüp dergisi ve kulüp web sitesiyle iletişimi yeterli gördü. O iletişim araçlarını gözetip medya ile gereksiz bir rekabete girişti. Kendine yakın üç beş kişinin dışında hemen her gazeteciden uzak durdu.
Dahası, iletişim alanında ne yönetici arkadaşlarını, ne teknik direktörünü ne de futbolcularını özgür bıraktı.
Beton ve çelikten sportif saraylar inşa etti. Ama o katılığın içine insan sıcaklığını koymadı. Fenerium satışları, kombine bilet kampanyalarıyla taraftarı müşteriye dönüştürdü. Onlar sadece satış rakamlarını patlatan müşteriler değildi oysa... Ceplerindeki paralardan daha çok sevgileri ve gözyaşları vardı.. Ruhlarını, duygularını hesaba katmadı.
Özeti, Fenerbahçe rakipleriyle yarışmak yerine, kendince belirlediği düşmanlarıyla savaşmak stratejisini seçti. Tümüyle yanlıştı.
Fenerbahçe gibi kamu yararına bir deneği kamudan bu kadar saklamak, yüz yıllık çınarın gölgesine tek başına sahip olmak; ormanı ve öteki çınarları yok saymak Aziz Başkan'ın hiç de başvurmaması gereken yanlış politikalardı.

Lütfen barış!
Şimdi o çınarın gölgesinden isyan ediyor: "Biri ve diğerleri anlayışıyla herkes Fenerbahçe'ye karşı tavır aldı!"
Hayır Sayın Başkan... Onlar böyle olmasını istemedi.
Bu yolu seçen sizdiniz... Şimdi o yalnızlıkta isyan ediyorsunuz. Sizi anlıyorum.
Ama siz de durumu anlayın artık...
Başkanlığınızla ilgili yeni bir yorum yapın. Yeni bir konsept belirleyin.
Evet, içinde spor olsun, rekabet olsun... Şampiyonluklar olsun...
İçinde saygı, hoşgörü, anlayış...
...Ve lütfen barış...
Olsun Aziz Başkan...
Fenerbahçe sevginize saygı duyalım. Uzatın elinizi sıkalım.
Şampiyonluklar gider, gelir.
Hiçbir final dünyanın sonu değildir.
Ama biten her savaş barışı getirebilir.
Saygılarımla, Aziz Başkan!

İyi ki gözyaşımız var

Sizi bilmem ama, ben aklıma geldikçe, özellikle arabamda tek başına yolda iken pazar akşamından beri ağlıyorum.
Kırk iki yıllık meslek yaşamımda duygularımla işimi hep uzakta tuttum birbirinden...
Bu kadar gözyaşını hiç dökmedim.
Ali Sami Yen'de Hasan Şaş'ı, genç Sabri'yi, Ümit Karan'ı, ille de Özhan (Canaydın ) Abim'i görünce onların döktüğü gözyaşına benim kuruyan pınarlarım da eşlik etti.
Sonra Denizli'deki maçın sonu. Rüştü'nün, Appiah'ın, Tuncay'ın gözyaşları...
Hele biri var ki, topal kalbime unutamayacağım bir darbe indirdi.
Denizli'de Fenerbahçeli masum bir delikanlı, Tuncay'a sesleniyordu:
"Abi sen ağlama be... Biz senin yerine ağlarız ".
Hele Cordoba'nın sabahın köründe bir uğurlanışı var ki, dayanamam. Tercümanı ve arkadaşı Mathias Abraham sular seller gibi döküyordu gözyaşlarını...
Kazanmak, kaybetmek, sevinmek ve üzülmek... Mutluluk ve mutsuzluk... Hepsi de bize ait insani durumlar, insanca duygular...
Onları anlatmak için bazen kifayetsizdir kelimeler...
İsyanınızı, sevginizi, inançlarınızı, hayal kırıklıklarınızı o bir damla tuzlu suya katar, sadece ağlarsınız.
İyi ki gözyaşımız var!..

Yeni sezon için

2005-2006 sezonu, anlayanlar için ibret alınacak öykülerle bitti. Herkesin ibret payı kendine.
Ama biten sezonun analizlerini yaparak daha iyi, daha adil, daha uygar, daha kaliteli bir planlama gerçekleştirilebilir.
Örneğin şu Kupa törenleri...
Podyumdaki yönetici kalabalığı kesinlikle ortadan kalkmalı.
Orada teknik ekiple futbolculardan başka kimse olmamalı!
Dahası, kupa törenine çıkmayan, kaybedince organizasyonu da kurumları da yok sayan kulüp ağır ceza almalı. (Bunu sadece Fenerbahçe yapmadı)
Maça çıkarken hakemi ve rakip takımları bekletmeyi psikolojik yıpratma kozu olarak kullananlara hoşgörü gösterilmemeli.

Hoşgörü gösterilmemeli

Hakemi aldatan, seyirciyi tahrik eden sahte davranışlara sahanın her yerinde duyarlılıkla gereken kart gösterilmeli.
Ligler statüsü, özellikle düşecek takımlar için yeniden düzenlenmeli... Sezon sonu sürpriz başarı sihirbazlıkları engellenmeli.
...Ve Denizli'de örneklenen konfeti atışıyla müsabakanın başlamasını geciktirme eylemlerini bitirecek radikal önlemler alınmalı.
Ulusoy Federasyonu, biliyorum şimdi mali kongre telaşında...
Ama unutmasınlar...
Yeni sezon eski hastalıklarla başlayamaz... Başlarsa da bitemez!

agokce@milliyet.com.tr


YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
24.10.2026
16:02
Bingöl OSB`de söz sahibi yatırımcılar olacak
Bingöl OSB'de söz sahibi yatırımcılar olacak
Bingöl Organize Sanayi Bölgesi'nde Müteşebbis Heyet yönetiminden genel kurul modeline geçiş kararı alındı. Yeni dönemde özel sektörün ve yatırımcıların yönetimde daha etkin rol üstlenmesi, OSB'nin sorunlarının çözümü ve yeni yatırımların önünün açılması hedefleniyor.
24.10.2026
15:47
Başkan Arıkan Arıkan, muhtarların taleplerini dinledi
Başkan Arıkan Arıkan, muhtarların taleplerini dinledi
Mahalle muhtarlarıyla buluşmasında devam eden belediye hizmetlerini, mahallelerin öncelikli ihtiyaçlarını ve planlanan projeleri değerlendiren Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan; 'Bizim ortak paydamız Bingöl, önceliğimiz ise hemşehrilerimizin huzuru ve mutluluğudur' dedi.
24.10.2026
15:18
ATAKDER`den afetlere karşı güç birliği çağrısı
ATAKDER'den afetlere karşı güç birliği çağrısı
ATAKDER Bingöl İl Başkanı Menderes Güner, afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı bir toplum oluşturmak amacıyla kurumlar, siyasi temsilciler ve esnafla bir araya geldi. Güner, afetlere karşı hazırlıklı bir toplum oluşturmak için risk tespiti, bilinçlendirme ve gönüllülük çalışmalarına ağırlık vereceklerini söyledi.
24.10.2026
14:54
Bingöl bir değerini daha kaybetti: Prof. Dr. Abdülaziz Beki vefat etti
Bingöl bir değerini daha kaybetti: Prof. Dr. Abdülaziz Beki vefat etti
1945'te Bingöl'de başlayan bir ömür, ilme, eğitime ve kültürel mirasa adanmış çalışmalarla iz bıraktı. Bingöl Üniversitesi önceki dönem Rektör Yardımcılarından ve İlahiyat Fakültesi eski dekanlarından Prof. Dr. Abdülaziz Beki'nin vefatı, akademi camiasını ve sevenlerini yasa boğdu.
24.10.2026
14:44
Bingöl`de yakalanan 29 şüpheliden 3`ü tutuklandı
Bingöl'de yakalanan 29 şüpheliden 3'ü tutuklandı
Operasyonlarda 577 paket gümrük kaçağı sigara, uyuşturucu maddeler, ruhsatsız tüfek, 6 kesici alet ve hassas terazi ele geçirildi.
24.10.2026
14:26
Ucuz diye kanınca pahalıya patlıyor!
Ucuz diye kanınca pahalıya patlıyor!
Bingöl dahil 10 ilde düzenlenen 'Patinaj' operasyonunda 15 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 12'si tutuklanırken, hesaplarındaki toplam işlem hacminin 226 milyon lirayı aştığı belirlendi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın