KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
23 Ekim 2026 Cuma

12 eylül'ün izi anayasayı değiştirmekle silinmez

Prof. Mithat Sancar, 27 yıl sonra sivil anayasa hazırlıklarının 12 Eylül'ün izlerini silmeye yetmeyeceğini söylüyor; “12 Eylül zihniyeti, gerçek hayatta da bitmeli” diyor.

12 eylül`ün izi anayasayı değiştirmekle silinmez
12 EYLÜL 2007 ÇARŞAMBA 08:39
0
1012
0
AA aa
AK Parti Hükümeti'nin talebi üzerine ‘sivil' anayasa taslağı hazırlayan hukukçu ekibin lideri Prof. Ergun Özbudun, bugünlerde en çok yeni anayasada darbeyi önleyecek madde olup olmadığı sorusuyla karşılaşıyor ve şöyle diyor:

12 Eylül'ün bilançosu

“Bu tarz sorunları sadece anayasa metinleri ve kanunlarla halledemezsiniz. Türkiye'deki demokratik siyasal kültür yerleştikçe ve taraflar birbirlerinin gerçek niyetlerini daha doğru olarak algıladıkça zannederim bu sorunlar hafifleyecektir. Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Faruk Cömert'in bu yöndeki konuşmasını takdirle karşıladım. Türkiye'de ihtiyaç olan, anayasa kurallarının da ötesinde karşılıklı anlayıştır, önyargısız olarak birbirimize bakabilmektir. Bu yapılabildiği takdirde birçok sorunun daha kolay halledilebileceğine inanıyorum.”

12 Eylül darbecilerine yargı yolunu kapatan geçici 15. maddenin ise yeni anayasada olmayacağını müjdeleyen Özbudun, ayrıca TBMM Başkanı gibi, Genelkurmay Başkanı'nın da yargılanabilmesi için bir madde koyduklarını belirtiyor ve ekliyor: “Bir hukuk devletinde yargılanamayacak kimse olamaz. Anayasada Genelkurmay Başkanı'nın yargılanmasını yönelik atıf yoktu. Belirsizlik mevcuttu, kaldırılmıştır.”

12 EYLÜL ZİHNİYETİ HAYATTA DA BİTMELİ
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Mithat Sancar, 27 yıl sonra değiştirilmeye çalışılan 12 Eylül Anayasası ile bugün tartışılan sivil anayasa taslağına ilişkin NTVMSNBC'nin sorularını yanıtladı. 12 Eylül zihniyetinin siyaset ve toplum üzerindeki etkisine ve sivil-asker ilişkilerindeki tıkanmalara iki açıdan bakılması gerektiğini söyleyen Sancar'a göre bunlardan biri zihniyet boyutu, diğeri de kurumsal boyut. Sancar öncelikle zihniyet boyutu üzerinde durmak gerektiğini belirtiyor:

“Zihniyet boyutu çok önemli. Yeni anayasanın özgürlükleri güvence altına alan, demokratik mekanizmaları pekiştiren bir yapıda olması, 12 Eylül'ün toplumu vesayet altına alma çabalarını büyük ölçüde etkisizleştirebilir. Kurumsal boyutunda ise; MGK'nın yapısı, Genelkurmay Başkanı'nın konumu, askeri yargının durumuyla ilgi düzenlemeler önemli. Buralarda da genel olarak ordunun ya da askerin, sistem içindeki imtiyazlı durumdan çıkarılması gerekiyor.

FESTUS OKEY VE ŞEMDİNLİ DAVALARI
“Bunların ötesinde 12 Eylül zihniyetinin yarattığı dokunulmazlık anlayışının ve geleneğinin sadece anayasa metninde değil, gerçek hayatta da sona ermesi çok belirleyici olacaktır. Suç işleyen kamu görevlileri; en başta da emniyet ve Silahlı Kuvvetler mensupları halen fiili bir dokunulmazlıktan yararlanıyor. Son yaşanan Nijeryalı Festus Okey olayı ve buna benzer yüzlerce vaka ile yine yakın zamanda gerçekleşen Şemdinli olayı dokunulmazlıkların bugünkü hukuka bile aykırı olmasına rağmen önemli ölçüde devam ettiğini gösteriyor.

“İnsan hakları ihlallerinin cezasız kalması da, 12 Eylül zihniyetinin devamı anlamına geliyor. Anayasada yeni düzenleme ne yapılırsa yapılsın yeterli olmaz. Bunların bir de hayata yansıması gerekiyor. Ancak o zaman 12 Eylül zihniyetinden kurtulmuş bir anayasa ve anayasa gerçekleği ortaya çıkabilir.”

DARBELERİN ÖNÜNE GEÇİLMESİ
Sancar darbelerin önüne geçilmesi konusunun ise bir hukuk sorunu olarak düşünülemeyeceğini belirtiyor: “Yürürlükteki anayasa da zaten bu tür girişimlere onay veriyor değil. Bunu anayasa metinleriyle çözmek tek başına mümkün de değil. Bir defa siyasi kültürün her düzeyde demokratikleşmesi gerekiyor. Buna bağlı olarak da tüm toplumsal ve siyasal sorunların diyalog ve müzakere geniş mutabakat öngören demokratik kanallarda ele alınmasını sağlayacak yaklaşımlar gerekiyor.”

İKTİDAR BU YAKLAŞIMI GETİREBİLİR Mİ?
Sancar, yeni anayasa çalışmaları parça parça kamuoyuna sızdırılırken; laiklik, cumhurbaşkanının yetkileri gibi popüler konulara öncelik verilmesinden hareketle, iktidarın bu zihniyet dönüşümüne nasıl baktığı sorusuna ise şu yanıtı veriyor:

“Eğer gerçek bir dönüşüm niyeti varsa; bugünkü iktidarın tartıştığı, şikayet ettiği konularda farklı bir çizgi izlemesi gerekirdi. Oysa 12 Eylül'ün kurumsallaştırdığı siyaset zihniyetinin AKP ve hükümette de güçlü bir yeri olduğunu bu örneklerden görüyoruz. Bu siyasi zihniyet, bir dönemin mağdurunun kolayca zalime dönüşmesine, bir dönem dışlananın kolayca dışlayana dönüşmesine yol açabiliyor.

İZLENEN YOL SİVİLLİK TANIMINA UYMUYOR
“Kendi çıkarlarını merkeze alıp bunları gerçekleştirmek için her yolu mübah sayan bir anlayışa kapılmasına da yol açabiliyor. Eğer 12 Eylül ‘den kurtulmak istiyorsak ve bunda samimi isek bunlardan da kurtulmak gerekiyor. Örneğin yeni anayasa taslağının parça parça sızdırılması herşeyden önce sivillik anlayışına uygun gelmiyor. Sivilliği sadece asker karşıtlığı olarak anlamayacaksak, eşitlikçi, şeffaf ve katılımcı yurttaşlar ilişkisi olarak görmemiz gerekir. Bugün şu ana kadar izlenen yöntemler, anayasa tartışmalarında hükümetin veya hükümete yakın çevrelerin izlediği yol, sivillik tanımına da uymuyor.

“Ayrıca Anayasa tartışmalarında dikkate alınması gereken çok önemli bir boyut da sosyal haklar, emekçilerin durumudur. Bu konuda da hükümet çevrelerinde bugüne kadar olumlu yönde ilerleme sağlanacağına dair bir işaret gelmiş değil. Hâlâ memurların sendikal hakları konusunda trajikomik bir oyun oynanıyor. Toplu sözleşme yetkisi olmayan toplu pazarlık gibi kötü bir parodi bu hükümet tarafından hiçbir sıkıntı duyulmadan sürdürülüyor.”

GEÇİCİ 15. MADDE AŞILABİLİRDİ
Prof. Mithat Sancar sıkça gündeme gelen darbecilerin yargılanması konusunda ise Anayasa'nın geçici 15. maddesinin bir engel olduğunu belirtiyor, “Ama bunu mutlak bir engel olarak yorumlamış olmak bugüne kadar en büyük yanlış olmuştur” diye ekliyor. Sancar şöyle devam ediyor: “Dünyanın çeşitli ülkelerinde, başta Şili ve Arjantin'de de bu gibi hukuksal engeller vardı. Cuntalar o dönemlerde daha sonra yargılanmalarını engellemek için af yasaları çıkarmışlardı. Ama bu af yasaları mahkemelerin yorumları, parlamentoların müdahaleleriyle büyük ölçüde etkisiz hale getirildi.

KALKINCA DA ZAMANAŞIMINI AŞMAK MÜMKÜN
“Şili ve Arjantin'de mahkemeler örneğin insanlık suçlarında affın geçerli olmayacağı ilkesinden hareket ederek af yasalarına rağmen yargılamalar yaptı, cezalar verdi. Zaman aşımı bakımından da bu sonuca vardılar. Yani geçici 15. madde varken bile bu tür yargılamalar mümkündü. Kalktığında da zaman aşımını bir engel olmaktan çıkarmak yine mümkün. Ama bu tür davaların açılabilmesi için yargı camiasında güçlü bir adalet duygusunun toplumda da önemli bir talebin ve desteğin bulunması gerekiyor.”


Ntvmsnbc

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
23.10.2026
13:28
Bingöl`de 322 köy muhtarına bal üreticilerinden teşekkür
Bingöl'de 322 köy muhtarına bal üreticilerinden teşekkür
Bingöl Bal Üreticileri Birliği Başkanı Bilal Salcı, üretim sezonu boyunca köylerinde konaklayan arıcılara destek veren 322 köy muhtarına teşekkür ederek dayanışmanın Bingöl balının marka değerini güçlendirdiğini vurguladı.
23.10.2026
12:53
Bingöl`de uyuşturucu operasyonu: 1 kişi tutuklandı
Bingöl'de uyuşturucu operasyonu: 1 kişi tutuklandı
Bingöl'de Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucu madde ticaretine yönelik yürütülen çalışma kapsamında yakalanan 1 şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
23.10.2026
12:09
Bingöl`de gençlere sıfır atık çağrısı: `Metan gazı iklimin fren pedalı`
Bingöl'de gençlere sıfır atık çağrısı: 'Metan gazı iklimin fren pedalı'
Bingöl Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Esen, metan gazı salımının azaltılmasının küresel ısınmayı yavaşlatabileceğini belirterek evsel atıkların doğru ayrıştırılmasının önemine dikkat çekti. Esen, iklim hedefleri doğrultusunda gençleri yeni meslek alanlarına yönelmeye çağırdı.
22.10.2026
20:28
Üniversitelilere proje eğitimi! Kim, nasıl destek alacak?
Üniversitelilere proje eğitimi! Kim, nasıl destek alacak?
Bingöl Üniversitesi'nde düzenlenen eğitim programında öğrencilere TÜBİTAK 2209-A Araştırma Projeleri Destekleme Programı'nın başvuru şartları, bütçe sınırı ve değerlendirme süreçleri anlatıldı. Eğitimle öğrencilerin araştırma fikirlerini bilimsel projelere dönüştürmeleri hedefleniyor.
22.10.2026
19:09
Bingöl`de
Bingöl'de 'Gıda Dedektifi' projesi başlıyor
Bingöl İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Dünya Gıda Günü kapsamında öğrencilerle etkinlik düzenledi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolüyle, 2026-2027 eğitim öğretim yılında 6 pilot okulda öğrencilere gıda güvenliği eğitimi verilecek.
22.10.2026
18:02
Sonbahar meyvesi Bingöl`de ilgi odağı oldu
Sonbahar meyvesi Bingöl'de ilgi odağı oldu
Sonbaharın sevilen meyvelerinden alıç, Bingöl'de tezgahlardaki yerini almaya başladı. Özellikle iri taneli alıçlar vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın