Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
16 Ekim 2018 Salı
23.6 °C Parçalı Bulutlu
Hakim Bayraktar
bingolonline@hotmail.com

Rüşvet çarkı ve derenin suyu...

30 EYLÜL 2018 PAZAR 17:31
13
3876
24
AA aa

Döviz endeksli ulusal kriz, masanın yegâne konusuydu.

Herkes kendince nasıl etkilendiğini dile getirirken, fırsatçıların yarattığı derin çukurdan da dem vuruluyordu.

Haliyle makro ekonomiden uluslararası ekonomiye, siyasetten kamu yatırımlarına kadar birçok söylemin geliştiği masada herkesin üzerinde hemfikir olduğu konu, tabi ki yerli ve milli üretimden yoksunluğumuzun açtığı derin yaraydı.

Kamu yatırımlarının konuşulduğu anda masanın diğer ucundaki bir arkadaşın söylemi, şaşırtıcıydı ve sohbetin seyrini değiştirecek nitelikteydi.

Söylemin özeti, kamudaki rüşvet çarkıydı.

Aslında bilindik bir konuydu ama verilen örneklerin türleri, rüşvet çarkının büyüyen dişlilerinin arasında ezilenlerin sancılarıyla doluydu.

Kamu ihalelerini kazanıp işini yapan yüklenici firmaların hak edişlere karşılık ertelenen imzaların biran evvel atılması için alınan son model cep telefonları, ödenen telefon faturaları ve kredi kartı borçları, taksitler, takım elbiseler ve dahası…

Bunlar basit, devede kulak örneklerdi tabi ki...

Basit alımlardan bile nemalanmaya çalışanlara rastlamanın mümkün olduğu şehirde, büyük ihalelerden pay kapma yarışında bulunanların varlığını inkâr etmek bile gülünç olur.

Bu konuda “filan kurumda filan şahsa şu miktarda para ödedim” diyenlerin sayısı inanıyorum ki bir hayli fazladır. Ki, vakti zamanında belgeli bir rüşvetin üzerinin yine kamu yöneticileri ve kısmen siyasiler tarafından örtüldüğü şehirde bu çarkın dişlilerini kırmak elbette kolay olmayacak.

Orta Asya'daki bir ziyaretimde “Burada rüşvetsiz iş olmaz. En küçük bir işinizi bile rüşvetle çok basit bir şekilde halledebilirsiniz. Çünkü sistem buna müsait” denmişti.

“Bu kadar da olmaz herhalde” desem de, aradan geçen zamana kıyasla Türkiye'nin de benzer bir tabloya büründüğünü üzülerek belirtmekteyim.

Sohbetin rüşvet konulu kısmında “Alan kadar veren de suçludur. Rüşvet veriyorsa o da masum değildir” dediğimde arkadaşımın refleksi şöyle olmuştu; “Mecbur bırakıyorlar. Adam işini yapmış, hak edişini alıp ödemelerini yapması lazım ama ilgili personel binbir bahaneyle ödeme sürecini öteliyor. Adamı mecbur bırakıyorlar. Adam da ödemesini biran evvel alabilmek için denileni yapıyor…”

Şimdi merak ediyorum, rüşvet alarak lüks arabalara binen, ev/ler alan, çoluk çocuğunu özel okullarda okutan, fiyakalı giyinip bir müteahhitten daha fazla harcama yapabilen 3-4 bin TL maaşlı bir kamu görevlisine sorulamıyor mu “Bu derenin suyu nerden akıyor?” diye…

“Rüşvet isteyeni en üst makamlara şikâyet edip gerektiğinde suçüstü yapılıp bu rezillik ifşa edilmeli, gereği yapılmıyorsa belgeleriyle basın önünde gereken yapılmalı” dediğimde ise aldığım yanıt şuydu; “Şikâyet etsen başın ağrıyacak. Birileri araya girecek, bu işin üzeri kapatılacak ama çark yine işleyecek, olan senin gelecekteki işlerine olacak”

Yani insanlardaki mali kayıp korkusu, her türlü rezilliği görmezden gelinmesi için en yeterli sebep olarak önümüzde duruyor. Bu yüzden birileri rüşveti isterken ‘helal-haram' dairesini önemsemediği gibi birilerini de vermek mecburiyetinde bırakıp kendisiyle birlikte ateşine ortak edebiliyor.

En kritik nokta ise insanların “namazlı niyazlı adamdır” diyerek birilerine bunu yakıştıramamış olmamaları. Birkaç yıl önce taahhüt işleri yapan bir işadamı arkadaşım “filanca kurumdaki filanca kişiye ödeme yaptım. Yapmasam işim yürümüyordu” demişti.

Aradan birkaç ay geçmişti ki, bahse konu kişiyle bir araya geldiğimizde kamudaki bu durumu ima edici bir sohbette bulunmuştum. Şahsın takındığı o adalet ve dürüstlük tavırları, abdest, namaz, niyaz, Allah, Kur'an… Ben kendimden şüphe etmeye başlamıştım.

Allah, Kur'an, iman diye her türlü yemini sarf edip tefeciliğin alasını yapanları, ocakları söndürenleri, milletin malına konanları da görüyoruz, rüşvet çarkının bir dişlisi olanları da… Ama en iyi temizlenme yöntemi nedir? “Dinin istismar edilmesi”

Hz. Ali'den nakledildiği rivayet edilir ki, “Bir kimsenin güvenilirliği için secdesine değil, emanete ihanet edip etmediğine bakınız”

Devletin parası kamu görevlisine emanettir. Onu doğru ve hak ettiği şekilde kullanmak o kişilerin görevidir. Bu çerçevede, namaz kılması o kişinin güvenilir olduğu, haram yemeyeceği, rüşvet almayacağı manasını taşımaz.

Ruhunu dünyaya adayanların helal dairesinden uzak, mal hırsıyla her türlü çirkinliğe bulaşması, ahiretini yok ettiğinin göstergesidir. Rabbim ıslah etsin diyelim.

Her kim ki, çoluk çocuğunun boğazından haram lokma geçirmekten korkmuyor, yaptığı fenalıkları çeşitli bahanelerle örtbas ediyorsa, vay ki vay haline.

Az olsun ama helal olsun. Rabbim cümlemizi aza kanaat edenlerden, rüşvet verenden ve alanlardan uzak eylesin. Amin.

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Misafir Kullanıcı (@Misafir_31900)
15 Ekim 2018 Pazartesi 10:34
Yazı güzelde sonuç yok. Bir iki isim verseydiniz memleket nasıl düzeliyordu, o çark nasıl kırılıyordu görürdünüz. Ama işte değil sizde kimsede o isim verme cesareti yok. o yüzden bu yazı biraz amaçsız ve sonuçsuz öylesine yazılmış bir yazı olmuş...
Beğendim (3) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_31808)
11 Ekim 2018 Perşembe 13:00
geçtiğimiz günlerde işkur aracılığı ile okullara özel güvenlik personelleri alındı. Alımlar kura ile yapıldı fakat yedek liste için herhangi bir kura çekilmedi. Kuradan ismi çıkan 16 veya 17 kişinin güvenlik sertifikasına sahip olmadıkları belirlendiği için alımları iptal edildi. peki bu 16-17 kişi için kura çekilmediğine göre hangi eller tarafından kimler torpille özel güvenlik personeli yaptırıldı? Bu konu ile ilgili detaylı bilgileri gazeteci olarak işkur yetkilileri ile görüşebilirsiniz. Bu konuyu lütfen medyanızda gündeme getirin millete gına geldi artık, lütfen gündemleştirin..
Beğendim (3) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_31785)
10 Ekim 2018 Çarşamba 08:53
hakim bey bu şehirde para akıtılan her işin peşine düşünüz, araştırınız, röporatjlar yapınız. yapılan tesisler ne durumda memlekete faydaı var mı yoksa atıl durumda mı lütfen bu konuları gazeteci olarak araştırıp konuyla ilgili makaleler yazınız. Mesela bir organize sanayi müdürünü ziyaret ediniz bugüne kadar ne yaptılar ne ettiler, yaptıkları binalar iş görüyor mu yoksa çürümeye mi terk edilmiş, işletmeler faal mi değil mi, iş durumları nasıl bunlar şehrimizin ve ülkemizin geleceği açısından çok önemli. Birlikleri ziyaret edip onlarla da görüşünüz, memlekette faydaları var mı yok mu?
Beğendim (3) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_31784)
10 Ekim 2018 Çarşamba 08:46
Organize sanayi bölgesinde 2,4 milyon tl ye yapılan sözde çağrı merkezi binası taahhütsüz yapılmış ve 3 yıldır bina boş ve atıl durumda. yakında bakımsızlıktan çürüyüp gidecek peki bu işten kimler kar etti, kapalı kapılar ardında kimler kar etti ve bir de zarar eden taraf kim? Zarar eden taraf devletimiz, milletimiz ve özellikle de Bingöl halkımız olduğu kesindir, kar eden taraflar da aslında bellidir ama bu zararın sebebi olanlara ne bir ceza ne görevden almalar. Adeta görevlerine devam ettirilerek ödüllendiriyorlar. Böyle yöneticilerimiz olduktan sonra elbette ekonomik çıkmazlara gireriz.
Beğendim (3) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_31706)
06 Ekim 2018 Cumartesi 08:13
Demek ki rüşvet çarkı doğruymuş,bu yazı birilerini rahatsız etmiş. Yarası olan gocunur.
Beğendim (6) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_31680)
04 Ekim 2018 Perşembe 23:06
Evet hakim bey buyrun size bir haber kayınbabanın evinin yanında yapılan NAZENİN apt tapusu asla olmayacak dere yatağının ortasına yapılmış dere yatakları hazine malıdır buraya ruhsat nasıl verildi bir araştırın ayrıca rüşvet demeyin harama girer onun yeni adı bağış belediye başkanının tabiriyle selamlar
Beğendim (4) Beğenmedim (3)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_31677)
04 Ekim 2018 Perşembe 12:47
2- Geçen yıl Bingölde ihale işleriyle uğraşan kodaman bir şirket sanırım Bingöl Spora 1 milyon (1 trilyon) destekte bulunmuştu. Yahu bayram değil seyran değil bu iş adamı neyin karşılığında bu yardımı yapmıştı acaba? Ha yoksa çok mu hayırsever biriydi o halde Sosyal Yardımlaşmadan tespit ettiği fakir fukaraya bu hayrı neden yapmadı? Peki siz o zaman bu soruyu neden sormadınız, bu para aslında kime aitti, halka mı aitti yoksa ihaleci kodamanlara mı? Bu pislik sanırım en tepedekilere bile bulaşmış, peki biz kimi kime şikayet edeceğiz?
Beğendim (3) Beğenmedim (1)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_31676)
04 Ekim 2018 Perşembe 12:43
1-Hakim bey biri gelse size dese ki kamu kurumlarından şu memur veya amir-müdür-yönetici benden rüşvet istiyor siz bu iddia sahibinin ve rüşvet istediği iddia edilen kişiyi medyanızdan alenen yayımlar mısınız? sizin bu yazdığınız yazıların aynısını biz millet olarak zaten konuşuyoruz ama sonuç hiç kimseye bir şey olmuyor. Halkın güveni de yoktur kimseye, kimi kime şikayet edeceğiz diyorlar. daha önce medyalarınızda torpil vakalarını yayımlamıştınız, sonuç ne oldu? zenginlerin vekillerin bürokratların çocukları yeğenleri çok düşük puanlarla ASDEP personeli oldular..
Beğendim (3) Beğenmedim (3)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_31675)
04 Ekim 2018 Perşembe 11:42
Birkaç yıl önce arkadaşınız kime nasıl rüşvet verdiğini size güzelce anlatmış.Gazeteci olarak yapmanız gereken bunu haberleştirip ortaya çıkarmanızdı.Fakat hiç bir şey yapmadığınızı görüyorum.Ya arkadaşınız yalan söylemiş ya da siz gazeteci değilsiniz.Çünkü gerçek gazeteci böyle davranmaz.
Beğendim (9) Beğenmedim (4)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_31672)
04 Ekim 2018 Perşembe 10:33
Mevcut iktidar gücünün en büyük eksiği kendi atadıkları kamu amirlerini veya personellerini başıboş bırakmalarıdır. Ne de olsa benim adamımdır deyip onları asla teftiş etmemeleridir. İyi hoş ya belki kendileri de bu pisliğin bizzat içerisindedirler. Ülkemizin bu hallere düşmesinin en büyük nedeni ama en büyük nedeni rüşvet, israf, adam kayırma gibi sonuçlardır.
Beğendim (4) Beğenmedim (1)Cevapla
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın