Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
15 Eylül 2019 Pazar
°C
Savaş Sekin
savassekin@gmail.com

Bu oyun bitmeli

21 EKİM 2016 CUMA 12:23
0
2818
0
AA aa

Musul’u kurtarma operasyonunun başladığı söyleniyor. 

Zahiren bakıldığında gayet olağan ve haklı bir cümleye benziyor. “Musul’u kurtarma operasyonu”..!

Münafıklara ve şeytanlara ait işlerin hep dışarıdan süslü görünür, lakin içleri tam bir şer yuvasıdır. 

Beyinlere bir yardım eli ve kahramanlık gibi gelen bu cümle, aynen böyle bir işin mahsulüdür. 

Musul’u kurtaracaklarmış! 

Kim kurtaracak Musul’u? 

Kim kurtarılacak Musul’da? 

Kimden Kurtarılacak Musul?

Bölgede yaşanan bu kadar olaydan sonra, ufku ve algıları biraz açık olan herkes için yukarıdaki soruların cevabı gayet açık ve nettir. 

Geçen gün sosyal medyada Amerika’nın İslam coğrafyası üzerindeki politikalarını karikatüre eden bir benzetmeye denk geldim. 

Netice olarak şu söylenmeye çalışılıyordu; Amerika bir yere girmek istediğinde önce bir terörist üretip oraya gönderir, sonra o teröristi bahane ederek oraya girerek talan eder, sonra da teröristini oradan alıp çıkar. 

Halep’i ve diğer birçok kenti küçücük çocuklardan, kadınlardan, yaşlılardan kurtaranlar, şimdi de Musul’u kurtaracaklar! 

Irak’ı ve Afganistan’ı kurtararak özgürleştirenler, şimdi de Musul’u kurtaracaklar!  

Evet modern haçlılar; şimdiyi söyleyin bakalım.

-Musul’u ne için kurtarıyorsunuz? 

Orada yaşayanları sevdiğiniz için olmasa gerek. Tüm âlem bilir ki; sizde kalp ve merhametin zerresini dahi aramak, çölde penguen aramaktan farksızdır.

-DEAŞ’ı yok etmek için mi? 

İnsan kendisini yok eder mi! Kullandığı kalkanı çöpe atar mı! 

-Türkiye’nin Musul’a girmesine neden sert şekilde karşısınız? 

Maskeniz düşecek, arzuladığınız mezhep çatışmaları çıkmayacak, binbir güçlükle tasarladığınız tarihi oyunlar bozulacak, petrol elden gidecek..

Bu tablo bize hiç de yabancı değil. Bu güvercin maskeli akbabaları bir yerlerden tanıyoruz!

Yüz yıl önce benzer tiyatro sahneleri ile bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda dizayn ederek modern inlerine çekilen batılılar, şimdi yine benzer mahiyette tiyatro sahneleri ile bir sonraki yüz yıl için bölgeyi dizayn etmeye çalışıyorlar. 

Yine aynı şekilde iradesi elinden alınmış, önü kesilmiş, yükselme ve güçlenme ihtimali ortadan kaldırılmış, davulu kendisinde ama tokmağı Batı’da olan bir Ortadoğu dizayn ederek oluşturulacak fiili durum için uzun yıllarca sürdürülebilir koşulları oluşturmaya çalışıyorlar.  

Görünürde birçok terör yapılanması birbirine ok atıyor, ya da sağa sola farklı yönlere ok atıyor. Zahiren farklı yönlere doğru giden bu okların tamamı esasen Türkiye’ye doğru atılıyor ve dolayısı ile bu medeniyetin geleceğine ve kalbine atılıyor. 

Bir Amerikan hoparlörü olan Irak Başbakanı Haydar İbadi’nin tavırları birçok şeyi özeti mahiyetinde. 

Kendi ülkesi yıllardır Amerikan işgalinde ve onur ve haysiyet adına hiçbir şeyi kalmamış olan bu şahıs, ülkesinde binlerce kilometre öteden gelmiş onlarca ülke cirit atarken, Müslüman ve komşusu olan önceden kendi davet ettiği Türkiye’yi Irak’ta işgalci olarak görüp tehditler savuruyor. 

Amerikalıların Haydar İbad’inin gırtlağından çıkan sesleri, bölgedeki tiyatroyu ifade etmeye yeterlidir. 

Türkiye’deki iç muhalefetin önemli bir kısmının Türkiye’nin tavırlarını iç siyaset manevraları ve kişisel egolar gibi ucuz argümanlarla tenkit etmesi, acınası bir durumdur. Zaten Cumhuriyetten tarihindeki ezik, ufuksuz, taklit eksenli ve milletten uzak siyasetleri karşısında bu tavırlarını onlara çok görmemek lazım. 

Şimdi konuşmazsak, bundan sonra konuşamayız. Şimdi yürümezsek, bundan sonra yürüyecek ne bir yol, ne bir güç buluruz. Şimdi ayağa kalkmazsak, bir daha da kalkamayız. 

Kırılma noktalarında sorumluluğunu yerine getirmeyen bir güç, diğer zamanlarda arı gibi çalışsa da bunun ne kendisine ne de başkasına hiçbir faydası olmaz. 

Bize yönelik en büyük düşmanlığı yapanlara bakalım; Batı’nın menfaatleri için ve onların talimat ve izinleri doğrultusunda faaliyet gösteren terör örgütleri, Irak Başbakanı İbadi, Suriye rejimi, fitneci Şii çeteler v.s… 

Söyleyenler ve söyletenler arasındaki ilişkiyi de dikkate aldığımızda bize kimlerin düşmanlık yaptığından hareketle, ne kadar doğru bir yolda ve yerde olduğumuzu daha iyi görebiliyoruz.

Mazlumun sesi nereden geliyorsa oraya, 

Nereden ümitle çağrılıyorsak oraya, 

Medeniyet yolumuz bizi nereye götürüyorsa oraya gitmek zorundayız.

Bu oyunu bitirmek zorundayız. 

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın